Dilek Öcalan, Ceylanpınar olaylarını meclise taşıdı

HDP Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

banner16
Dilek Öcalan, Ceylanpınar olaylarını meclise taşıdı

Öcalan, soru önergesinde,”22 Temmuz 2015 yılında Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde Feyyaz Yumuşak ve Okan Acar adlı iki polis memurunun evlerinde öldürülmesi olayı iktidar tarafından “Demokratik çözüm ve barış” sürecini bitirme gerekçesi yapılmış ve olayla ilgili 9 kişi tutuklanmıştı. Ancak dava süreciyle ilgili gelinen aşamada delillerin karartılmasından sanıkların tutuklanma şekline kadar bir çok hukuksuzluk yaşandığı iddiaları ve olaya dair şaibelerin varlığı gündemden düşmemiştir.15 Temmuz sonrası sanıklar hakkında tutuklama kararı veren hakim Nurettin Bulut darbe soruşturması kapsamında tutuklanmıştır.  Yine Cinayetlerle ilgili olarak şüpheli parmak izleriyle sanıkların parmak izleri uyuşmamış, kime ait olduğu bilinmeyen parmak izlerinden bir kısmı polis memuru B. ye ait olduğu 4. Duruşmada tespit edilmiştir. Olayla ilgili 5 sanık tahliye edilmiş 4 sanık ise hala tutuklu bulunmaktadır. Parmak izi tespit edilen polis memuru hakkında ise ancak 5. duruşmada soruşturma başlatılmasına karar verilmiştir.

Bu olayın yaşanması sonrasında Ceylanpınar ilçesinde alınan güvenlik önlemleri ve buna bağlı olarak gelişen hak ihlalleri ve hukuksuzluk iddiaları çokça gündeme gelmiştir. Yine bu süre zarfında çok sayıda HDP ve DBP üye ve yöneticisi tutuklanmış,  BDP ilçe binası polis tarafında basıldıktan sonra ciddi anlamda tahrip edilmiştir. OHAL  ilanından sonra ise güvenlikçi politikalar artarak devam etmiştir. Ancak güvenlik önlemleri olarak ifade edilen uygulamaların ilçede yaşayan Kürtlere ve özelde de HDP,DBP üye ve yöneticilerine yönelik yapıldığına dair güçlü iddialar bulunmaktadır.

Gerek ilçede ki gözlemlerimiz gerekse de yurttaşların basında çıkan beyanları doğrultusunda; özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı mahallelerin abluka altında tutulduğu sürekli zırhlı araçlarla devriye gezildiği belirtilmektedir.  HDP ve DBP yöneticileri zırhlı araçlarla yakın takip altında çalışma yürütmek zorunda bırakılmaktadır. Bu durum halk üzerinde önemli boyutta psikolojik ve siyasi baskıya dönüşmüştür. Çözüm sürecinin bitme gerekçesi olarak gösterilen bu şaibeli olayın, aydınlatılmamış olması o günden bu güne Ceylanpınar’da yaşayan özelde Kürtlere, HDP ve DBP çalışmalarına yönelik  baskı ve hak ihlallerinin artarak devam etmesini beraberinde getirmiştir.” konularını gündeme getirdi.

Bu bağlamda Öcalan, Soylu’ya şu soruları yöneltti:”

1- Türkiye siyasi tarihi açısından son derece önemli olan Ceylanpınar olayının adli bir dava olma ötesinde siyasi açıdan aydınlatılması gerekliliği göz önünde bulundurulduğunda bu konuda yaptığınız çalışmalar nelerdir?

2- Ceylanpınar olayına ilişkin şüpheli oldukları iddia edilen kolluk güçleri hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa soruşturma ne aşamadadır?

3- Özellikle Kürtlerin yaşadığı mahallelerin abluka altında tutulduğu iddiası doğru mudur?

4- Basına ve meclis gündemine yansımış olan BDP ilçe binasının polis baskını sırasında tahrip edilmesine ilişkin geçen süre zarfında herhangi bir işlem  yapılmış  mıdır?

5- HDP ve DBP yöneticilerinin zırhlı araçlarla yakın takip altında olmasının gerekçesi nedir?

6- HDP ve DBP yöneticilerinin faaliyetlerinin ve halkın siyasi katılımının kolluk güçlerince engellenmeye çalışılması iddiası Türkiye’nin gerek ulusal gerekse de Avrupa insan hakları sözleşmesi, Medeni ve siyasal haklar Sözleşmesi gibi uluslar arası hukuka dair sorumluluklarına aykırı değil midir?”

Dilek Öcalan

HDP Şanlıurfa Milletvekili

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.