Mutluluğu İslam'da Ve Nilüfer'de Buldu

Axel Bergmann Bilgisayar Mühendisi bir Alman. Hawaii’de çalışırken, İstanbul’da bir bankada çalışan, Nilüfer ile internetten tanıştı ve hayatı değişti. Protestan olan Axel, Nilüfer’le tanıştıktan sonra İslamı seçti.

banner16
Mutluluğu İslam'da Ve Nilüfer'de Buldu

44 yaşındaki Nilüfer Bergmann’ın Axel ile tanışması ilginç anılarla dolu. İstanbul’un 180 derece ötesinde Hawaii’de tanıştığı Axel’in “İslam nedir?” sorusu üzerine internetten bir aşkın öyküsü de başlamış oldu.

Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan Nilüfer, 1999 yılında bir bankada iş buldu. İnternetin Türkiye’de yeni yayıldığı o dönemlerde sanal sohbet odalarında 180 derece uzaklıkta Hawaii’de bilgisayar mühendisi olan Axel ile tanıştı. “Harita da İstanbul’a bir şiş saplasanız diğer tarafı Hawaii’de çıkıyor. İstanbul ile  12 saat fark var. Axel Müslüman olduğumu öğrenince, İslam’ı anlatmamı istedi. Bizim hikayemiz böyle başlıyor.” diyen Nilüfer, o günleri anlatırken duygulanıyor.

O günlerde teknolojinin bu kadar gelişmediğini aktaran Nilüfer “Bankada çalışıyorum. Bilgi işlemdeki arkadaşlar sana internet bağlayalım dedi. İnternetim bağlandıktan sonra chatta Axel ile tanıştım. O zamanlan Google falan yok. Bir süre konuştuktan sonra Axel ikimize özel bir chat programı yazdı. Resim falan da yok. Sadece yazışıyoruz. Birbirimizin resmini bile görmeden aşık olduk. Biz İnternetten tanışıp evlenen ilk kişilerden biriyiz.” dedi.

BABAM SÜNNETSİZE KIZ VERMEZ!

Bir ay gibi kısa zamanda Axel’in evlilik teklifinde bulunduğunu dile getiren Nilüfer “Bir aydır yazışıyorduk. Seni babandan istesem bana verir mi dedi. Ben de o sırada ona cevap veremedim. Neye uğradığımı şaşırdım. O sırada telefon çaldı. Kuzenim Almanya'dan arıyor. Kuzenime internette biriyle yazışıyorum “Seni babandan istesem verir mi bana” diyor. Kuzenim “Manyak mısın sen. Benim burada arkadaşım evlenecek. Sevgilisi Müslüman olmayı kabul etti. Müslüman olmadan evlenemezsin” diye söylendi bana. Ben de telefonu kapatıp geri döndüm. “Beni babam sana vermez çünkü sünnetsizsin” dedim. Ama adamın sünnetli ya da sünnetsiz olduğunu dahi bilmiyorum.

Sonra bana ‘Almanya’da herkes sünnetli, erkek kardeşim de sünnetli. Beni niye yaptırmamışlar bir araştırayım’ dedi. Birkaç gün sonra ‘Ben sünnet randevusu aldım. Hawaii’de sünnet olacağım’ dedi.”   Ama orada olmadığını aktardı.

LONDRA’DA BULUŞTUK

Aradan 3 ay geçtikten sonra Londra’ya arkadaşının yanına tatile gittiğini ifade eden Nilüfer “O da benim Londra’da olduğumu duyunca Londra’ya geldi. Kadere bakar mısınız! Dünyanın bir ucundaki bir ülkeden biriyle tanışıyorum ve tam orta yerde buluşuyoruz. O gelince bende tatilimi uzattım, 15 gün kaldım. 3. gününde bana evlenme teklif etti. Evlilik teklifini kabul ettikten sonra Londra’da iş buldu.” diye konuştu.

ONA KENDİMİ VE İSLAM’I ANLATTIM

İnternette konuştukları sırada Axel’e İslam’ı anlatan Nilüfer Bergmann, “Her gün saatlerce telefonla ve internetten görüşüyoruz. Ona hem kendimi hem İslam’ı anlatıyordum. Sonunda Axel’e İngilizce Kur’an tefsiri gönderdim. Okudukça, ‘Bu benim dinim olmalı’ diyordu. İslam’ı seçmek istedi. Sonunda hem Anne babamla tanışmak için hem de Müslüman olmak için İstanbul’a geldi. Önce Müftülüğe giderek Müslüman oldu. Ertesi gün de sünnet oldu. Babam ilk önce Axel'e karşı çıktı “Ben kızım için, İnternetten koca buldurttu dedirtmem” diye tepki gösterdi. Müslüman olduğunu duyunca duygulandı, evliliğimize karşı çıkmadı.”  diyerek anılarını tazeledi.

Ardından nikah yapmak için randevu alan Axel ile birlikte İstanbul’da nikah gününü beklediklerini vurgulayan Nilüfer “Axel evrakları hazırlıyor, yetiştirebilirsek evleneceğiz diyordu. Yetiştiremezsek bir hafta sonra evleneceğiz. Evraklar valilik, konsolosluk gibi birçok yere gidiyor ve yabancının Türkiye’de evlilik başvurusunun 15 gün askıda kalması gerekiyor. Yani yabancıyla yıldırım nikahı kıyamıyorsun. Bir arkadaşım Tuzla Belediyesinde tanıdıkları olduğunu söyledi ve Orada nikah için gün aldık.

Düğünümden iki hafta önce halam, beş hafta önce de amcam öldü. Babam ‘Nasıl düğün yapacağız’ diyerek karşı çıktı. Babamı annemin desteği ile ikna ettik. Gelinliği hazırladık. Bu kez ama ben hasta oldum. Mikrop kaptım. Beni düğün günü hastaneye kaldırdılar. Düğünü o gün iptal etmek zorunda kaldık.” diyerek o günleri anlattı.

NİKAH MEMURU: BEN BU NİKAHI KIYMAM

Tuzla Belediyesinin nikah memuru evrakları inceledikten sonra nikahı kıymamakta direttiğini aktaran Bergmann çifti “Nikah için randevu aldığımız gün saat 3’te evrak işlerimizi ancak halledebildik. Tuzla Belediyesi nikah memuruna gittik evraklarımızı teslim ettik. Yanımızdaki kız arkadaşlarım başı örtülü. Nikah memuru evrakları inceledi ve dışarı çıktı. Sonra geldi “Ben bu nikahı kıymam” dedi. Neden diye sorduğumuzda Axel’i göstererek ‘O daha Müslüman değil. Ben günaha giremem’ yanıtını verince neye uğradığını şaşırdık.

Müftünün şahitlerin huzurunda verdiği evrakı gösterdiğimde başım kapalı olmadığı için ‘Sen ne kadar Müslümansın ki bunu da Müslüman yaptın’ der gibi bir tavır takındı. Arkadaşların ricası ile nikahımız bir şekilde kıyıldı. Ben halen hastayım. Arkadaşlarım arıyor neredesiniz diye. Ben hastaneye gitmek zorunda kaldım. Bana serum bağladılar. Axel’de yanımda öğrendiği Fatiha ve Ayetel Kürsi’yi okuyordu. Nikah gecesi hastanede geçti. Ertesi sabah çıktığımda babam imam nikahı için imam ayarlamıştı. Evde imam nikahımız kıyıldı.” şeklinde konuştu.

ÖMÜR BOYU BİRLİKTE OLACAĞIZ DÖVMESİ

Evliliğinin çok mutlu geçtiğini belirten Nilüfer Axel Bergmann çifti kollarına İlelebet birbirimize sadık kalacağız” dövmesi yaptırdı. Axel’i ilk yazıştığından itibaren çok sevdiğini ifade eden Nilüfer Bergmann “Evlendikten sonra çok mutlu oldum. Allah erkeklere cennette huri vadediyor. Eğer kadınlara da bir şey vadetseydi benim için onun adı “Aksel” olurdu. Çevremdeki herkes Aksel’i çok sevdi. Hiç kimse olumsuz bir şey bile söylemedi. Herkes çok yakıştırıyor.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

AİLESİ BANA TEŞEKKÜR ETTİ”

Evlendikten sonra Axel’in ailesi çok mutlu oldu. Çünkü Axel Almanya’dan Hawai’ye bir daha dönmemek üzere gitmişti. Benimle evlenince oradan döndü. Dedesi bana “İyi ki seni tanıdı. Senin sayende biz de onu görüyoruz” diye teşekkür etti.

AKSEL SORULARI YANITLIYOR

Protestan bir Hristiyan olan Axel Hawaii’de Morman tarikatını seçmişti. “Protestan birinin bu tarikata geçmesi benim için koyu bir Katolik olmak gibiydi.” diyen  Aksel “Mormon’luktan İslam’a geçtikten sonra rahatladım. Bana göre inançla din ayrı şeyler. Ben her zaman inandım Allah’a. Aileden dolayı doğduğunuzda bir dine mensup olduğunuz için değiştirmek kimsenin aklına gelmiyor. Ailenin dini neyse sen de o dini kabul edip öyle yaşamaya devam ediyorsun. Başka bir dini de kafana göre geçmiyorsun. Bir şeyler okuyup, öğreniyorsun, kendine bir şeyler katıyorsun. Senin mensubu olduğun dinden daha farklı şeyler sunduğu için ya da senin aklına daha çok yattığı için yeni bir din seçiyorsun kendine. Benim şansın başka bir dinde doğup ondan sonra farklı bir dini tanıyıp birinin mantıksızlığı, öbürünün fanatikliğinden sonra Müslüman olmak bana kurtuluş gibi geldi." diyerek İslam'a neden geçtiğini anlattı.

HACCA GİTMEK İSTİYORUM

Kutsal toprakları görmek istediğini vurgulayan Aksel Bergmann  "Bana göre Araplar bu durumu ticarete dönüştürmüş. Benim inancım Allah ile benim aramda, kimseyi ilgilendirmez. Ama ben Hacc ibadetimi yapmak istiyorum.” diye konuştu.

İSLAM İLE TERÖR BİR ARADA OLAMAZ

Terörün dini ve ırkı olmadığını dile getiren Axel Bergmann, “Terör İslam ile bir tutmak doğru değil.Terörist kendince o dini kabul etmiş olabilir ama İslami terör diye bir şey olamaz. Dini sadece kendi radikal fikirleri için bahane olarak kullanıyorlar. Bütün fanatik dinciler çocuklarına yeterince ilgi ve şefkat gösteremedikleri için o çocukların sevgiye ve şefkate ihtiyacı olduğu için her ne kadar İngiltere'de ayrımcılık yapılmamaya çalışılsa da insanlar burada gettolarda yaşıyorlar. İnsanların bir yere tutunması lazım. Ya uyuşturucu satıcısı oluyorlar, ya da silah satıyorlar. Ya da dine yönlenip fanatiklere üye oluyorlar. Fanatikler de onların beynini böyle yıkıyorlar sonuç ortadaki gibi oluyor. Bu durum ailenin kültürsüzlüğü ve eğitimsizliğinden geliyor.” dedi.

URFA VE VAN GÖRMEK İSTEDİĞİ 2 ŞEHİR

Aksel gençlik yıllarından beri Urfa’yı ve Van kentini merak ettiğini dile getirerek “Van ve Urfa’ya özel bir ilgim var. Ama ne yazık ki Türkiye de Ankara’nın doğusuna gidemedim.  Van ve Urfa’yı görmeyi çok istiyorum.” şeklinde konuştu.

Nilüfer ve Axel Bergman çiftinin 16 yaşında Derin isminde bir oğlu var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.