Urfalı Leman Alaybeyi Yaşadığı Depremi Anlattı

Şanlıurfalı Leman Alaybeyi, 16 yıl önce yaşadığı Yalova depremini ilk kez anlattı. Eşini ve torununu depremde kaybeden Leman Alaybeyi,8 saat sonra enkazın altından kalmış.Kızı 18 saat sonra enkaz altından çıkartılmış.

- Bu haber 3134 kez okundu.

banner16
Urfalı Leman Alaybeyi Yaşadığı Depremi Anlattı

Şanlıurfalı birçok ailenin de yaşadığı 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 16’ıncı yıl dönümünde Urfalı Leman Alaybeyi, yaşadığı depremin o anlarını SANLIURFA.COM ‘anlattı. 
“DEPREM, DİRİ DİRİ TOPRAĞA GÖMÜLMEK GİBİDİR”
Acılarının daha dün gibi taze olduğunu hatırlatan Leman Alaybeyi, Yalova’da yaşadığı depremde eşini ve torununu kaybettiğini sesi titreyerek aktardı. Depremde kızının 18 saat, kendisinin de 8 saat enkaz altında kaldığını hatırlatan Leman Alaybeyi, “Deprem Diri Diri Toprağa Gömülmektir” dedi.
Şanlıurfalı birçok aile gibi Yalova depremini halen ruhunda ve yüreğinde hisseden en fazla hissedenlerden biri Leman Alaybeyi. O dönem Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Necati Alaybeyi ve torunu, kızı ile Yalova’ya yazlıklarına güle oynaya gittiklerini anlattı. 17 Ağustos Depreminin yaşandığı geceyi Leman Alaybeyi güçlükle anlattı. Halen kendine gelemediğini aktaran Leman Alaybeyi bir rahatsızlığı nedeniyle bugün İstanbul’a uçakla hareket etti.
“EŞİM TORUNUMUZA VE KIZIMIZA KOŞARKEN KOLON ÜSTÜNE DÜŞTÜ”
Leman Alaybeyi yaşadığı 17 Ağustos Depremini ise şöyle anlattı: Depremin yaşandığı gece saat 03.00 da kendilerine misafir olarak gelen Yalova Sağlık İl Müdürünün evlerinde olduğunu dile getiren Leman Alaybeyi, “Gece saat 03.00’e yakın misafirim vardı. Yolcu ettim. Yalova’nın Sağlık Müdürü. Onu uğurladık. Sonra yatağımıza uzandık. Bir anda sarsıntı başladı. Eşim hemen koridordan koştu. Torunum ve kızımızın yattığı odaya ulaşmaya çalıştı. Kolon üzerine düştü. Benim de tavan üzerime düştü. Tavan burnumun ucundaydı.8 saat öyle kaldım. Bu arada eşime seslendim. Şahadet getir, Salavat getir dedim. Dilinle söyleyemiyorsan kalbinle içinden söyle dedim. 8 saat enkaz altında kaldım. Sonra eşimin sesi kesildi.
YAŞADIKLARIMIZ KIYAMETTİN BİR ZERRESİ 
4 yaşındaki torunumun karnına kolon düşmüştü, öldü. Kızım da 18 saat enkaz altında kaldı. Eşim bir ara bana seslendi. Sonra sesi kesildi. Ben ona ne kadar seslendimse o anda sesi kesildi. Tabi ben avazımın çıktığı kadar ben buradayım, buradayım diye bağırıyorum. Bulunduğum yer zifiri karanlık. Dışarda çığlıkların sesi kulağıma kadar geliyor. Bu durum nasıl biliyor musunuz; Diri diri mezara girmek gibi bir olay. Ve kıyametin bir zerresi. Sesleri duyuyorum. Tabi ben bağırıyorum ben buradayım ! Ben Buradayım ! Üst katımdaki kadın da bağırıyor, duyuyorum. Sonra bizim bir akraba geldi tam üstümde. 
BİR AKRABAM SESLENİYORDU; LEMAN ABLA NERDESİN
Ama sürekli 10 ile 15 dakikada sallanıyorum. Sallandıkça yerim daralıyordu. O sırada o akrabam seslendi; ‘Leman Abla Neredesin’ diye. Ben bağırıyorum buradayım ! Buradayım ! Fakat yerin altına girmişim. Biz birinci kattaydık. İkinci kat benim üstümdeydi. Ufak bir delik açıklık gördüm. Bağırdım buradayım ! Buradayım diye. Tabi ara ara sarsıntı devam ettiği için bizi arayan kurtarmak isteyenler tekrar aramayı ve kurtarmayı bırakıp enkazın üstünden kaçıyorlardı. Sonra bana o delkten ulaştılar ve genişletip açtılar o deliği beni çıkarttılar. Ondan sora kepçe ile kızımın uyuduğu pencereyi açtık. Kızımı 18 saat sonra canlı çıkarttık. Torunumun ise cenazesini çıkarttık. Kızımı aldım hastaneye götürdüm. Bakın söylüyorum sesim titriyor. 3 gün sonra da eşimin cenazesini enkaz altından çıkarttık. Sonra ambulansla cenazelerimizi alıp Urfa’ya gönderdik. Bana sakinleştirici iğne yaptılar. Çünkü şuurumu kaybettim.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.