Bütün teorileri, tahminleri altüst eden bir devrim yaşanıyor Türkiye’de.

Bütün devrimler iktidarlara karşı yapılır. Bu kez devrimi yapan iktidarın bizatihi kendisidir.

Ak Parti iktidara geldiğinden bu yana Erdoğan, kendisine oynanan tüm oyunların üstesinden gelmekle kalmadı her oyunun ardından devrim niteliğinde yeni kararlar aldı, yeni yasalar çıkarttı.

Bu kez FETÖ darbesinin şerri hayra dönüştürülecek.

Devletin bütün kurumları yeniden yapılandırılacak, yeniden dizayn edilecek, vesayet sisteminin zihniyetini bitirecek yani “sıfır”dan bir devlet yapılanmasına gidilecek. Bu devrim değil de nedir. Devrim olması için ille de kan dökmek mi gerekiyor?

Bazıları, kitaplardaki modası geçmiş teorilerle, ilkelerle, sosyal şartların oluşup oluşmadığıyla uğraşa dursun. Halk devrimini yapıyor hem de hiçbir teoriyi dikkate almadan, herhangi bir şartın oluşmasını beklemeden, sadece yüreğinden gelen sese kulak vererek.

Tabi darbe sever batılı dostlarımızın(!) tahminleri tutmayınca, hesabı kitabı alt üstü olunca başladılar mızıkçılık yapmaya. Çünkü bu kez; beceriksiz, ahmak çocukları emirlerini yerine getirememişti.

Neymiş? Darbeci çocuklarına iyi davranacakmışız, Demokrasiden ödün vermeyecekmişiz, olur. Başka emriniz? Siz o demokrasinizi alın başınıza çalın. Bu halk size demokrasi dersinin âlâsını verir artık.

Hiçbir ideolojik; hiçbir örgütsel çalışma; hiçbir plan yapmadan Erdoğan’la halk arasındaki sadece gönül bağıyla yapılan bir devrimdir bu. Kitaplarda böyle bir teori var mıydı(?)

Erdoğan’ın bu başarısı, bireyin tarihi nasıl değiştirebileceğine de en iyi örnektir aynı zamanda.

Zengini, fakiri, genci, yaşlısı, kadını, erkeği toplumun her kesiminden her inancından her görüşten insanların katıldığı bu devrimi kitaplarda yazılan teorilerle açıklamak mümkün mü?!

Kim ne derse desin bu devrimi Cumhurbaşkanı Erdoğan tek başına yapmıştır.

Çünkü kefeni tek başına giyen kendisidir. Etrafındaki hiç kimse o kefene ortak olmadı.

O, bazıları gibi şapkasını alıp gitmek yerine halkı sokağa çağırdı.

Halk sokağa çıkma çağrısına uyarak ülkesini bir Irak, Libya, Suriye, Mısır olmaktan kurtardı. Daha da önemlisi ülkesini bölünmekten kurtardı.

Oysa aynı halk darbelere; darbelere boyun eğmeye; darbelerle yönetilmeye alışıktı. FETÖ çetesi ve hamileri yine böyle bir halk bekliyordu. Ama bu kez Erdoğan vardı sahnede. Bu da bir liderin halkı nasıl etkileyebileceğine en iyi örnektir tarihe not düşülmesi gereken.

Erdoğan, darbeye alkış tutan bir toplumdan, darbeye karşı duran; darbeyi durdurmak için canını veren bir topluma dönüştürdü Türkiye halkını. Demokrasi dersi almaktan demokrasi dersi veren bir halk oldu.

Türkiye gibi geçmişi katı bir vesayete sahip, darbelerle idare edilen bir ülkede bunları başarmak hayal bile edilemezdi.

Müslümanların mürteci; Gayri Müslimlerin öcü kabul edildiği, Kürtlerin ben Kürdüm; Alevilerin ben Aleviyim diyemediği bir geçmişten geliyor bu toplum çünkü.

Bugün; herkesin kendini ifade edebildiği, minarelerden darbeye karşı selâların okunduğu, Cumhurbaşkanının konuşmaya besmeleyle başladığı aşamaya geldik. Yeter mi elbette değil ama Türkiye gibi bir ülkede yaşadığımızı unutmayalım. Yeterliliğin derecesi de kişiye göre değişir tabi. Yetseydi FETÖ’ya yeterdi ve o ahmakça ve de cahilce o darbe girişiminde bulunmazdı.

Selam olsun sana ey HALK!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.