banner67

BM oylamasının sonucunda ABD, katil Siyonistler ve uşaklarına karşı, tehditlere rağmen, önemli bir başarı elde edilmiştir. Ama bundan sonra ne olacak hangi pratik adımlar atılacak, bağlayıcılığı ve yaptırım gücü olmayan bu oylamanın Filistin’e ne faydası olacak?

ABD’nin vetosuna rağmen hem BM Güvenlik Konseyinde hem de Genel Kurulda İİT istediğini aldı. Eğer burada kalınır ve sadece Trump’ın kararını geri çekmesiyle (ki çekmeyecek) veya Büyük elçiliğini Kudüs’e taşımayı erteler ve bunu İİT bir başarı kabul ederek başka adımlar atmazsa Filistin yine kaderiyle baş başa kalacak.

Mr. Trump efendi kararını geri alsın diyoruz, alsın almasına da, alsa ne değişecek, Kudüs zaten fiili olarak işgal altında değil mi?!

Trump’tan kararını geri çekmesini istemekle birlikte; İran’ın 27.12.2017’de mecliste yaptığı oylamada Kudüs’ü Filistin’in başkenti kabul ettiği gibi neden İİT üyesi diğer ülkeler de kendi meclislerinde böyle bir karar almıyor?

İİT’nın ilanında Kudüs’ün tamamı Filistin’in başkenti ilan edilmese de ve özellikle sadece Trump’ın kararından vazgeçmeye yönelik olsa da şimdilik yetmez ama evet demekten başka şansımız yok maalesef.

Çünkü uluslar arası resmiyette muhatap kabul edilen Filistin Ulusal Konseyi’nin 1988’de başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletini ilan etmekle bu formülü kabul etmişti.

İİT İstanbul toplantısında Abbas’ın, bu formülün arkasında durması, Kudüs’ün bölünmezliğini isteyenlerin elini zayıflatıyor. Bu nedenle; öncelikle Abbas bu formülü reddetmeli.

10 Nisan 2002’de Madrid’de toplanan Ortadoğu dörtlüsü diye bilinen, dünyaya çeki düzen veren, devletler yıkıp devletler kuran bu dörtlü çete (BM, AB, ABD, Rusya) 3 aşamalı bir planla bu formülü kabul edip onaylamışlardı. Bu plan doğrultusunda yapılacak barış görüşmelerinde ABD’ye arabulucu görevi verilmişti. Yani anlayacağımız kuzuyu kurda teslim edilmişlerdi.

Abbas sadece Doğu Kudüs’ü başkent kabul etse bile; Kudüs’ün batısını Siyonizm’e bırakacak veya Siyonizm’in başkenti olacak bir formül asla kabul edilemez, edilmemeli.

Aynı şehirde, yani Kudüs’te, iki farklı kültürün, inancın, siyasi görüşün sahibi iki farlı toplumun aynı şehirde iktidar olması…

Bir şehirde 2 tane, yani; 2 adet başkent ve bu şehirde 2 iktidar hükümet edecek. 2 siyasi hükümet, 2 siyasi iktidar konuşlanacak, siyaset yapacak… Bu normal mi, akla uygun mu, tarihte var mı böyle bir olay(?)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kudüs’ü kırmızıçizgi ilan etmesi kuruluş amacı Kudüs’ü kurtarmak olan İİT’nin İstanbul sonuç bildirisinde sadece Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti kabul edilmesi kırmızıçizgiyi sarartmıştır. Bu sonuç bildirisiyle Müslümanlar sukutuhayale uğramış, beklentiler yerle bir olmuştur.

Öyle anlaşılıyor ki Erdoğan’ın bireysel çabası olmasaydı İİT hiçbir girişimde bulunmayacaktı. Bunu nerden mi biliyoruz? Suudi Veliaht Prensi Selman, M. Abbas’ı Arabistan’a çağırıp Kudüs’ten vazgeçmesi karşılığında para teklifinde bulunmasından hatta tehdit ederek Trump’ın planını kabul etmemesi halinde istifa etmesini istemesinden, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Fahrettin Paşa çıkısından, Bahreyn’den bir heyetin Siyonist devleti ziyaretinden ve daha önce de Erdoğan’ın Katar’a ve nükleer programı konusunda İran’a verdiği destekten dolayı Suudi Arabistan ve şürekasının çektiği kuyruk acısından biliyoruz.

Türkiye’nin Asya ve Afrika ülkeleriyle yaptığı anlaşmalarla itibarlı bir ülke haline gelmesi ve Müslüman halkların Erdoğan’a gösterdiği teveccüh de onları kıskançlıktan çıldırtmış adeta.

Aklı selim Yahudiler bile Siyonist devleti kabul etmezken Suudi Arabistan ve şürekasını nereye koymalı?..

Hiç kuşkum yok ki bu ülkeler kendi halklarından korkmasalardı, utanmasalardı, cümle âleme rezil olmayacaklarını bilselerdi oylamada ya ret oyu verirlerdi ya da çekimser kalırlardı.

Devam edecek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.