Fakıbaba: reytingim yükseliyor

Şanlıurfa eski belediye başkanı Fakıbaba, kendisiyle ilgili merak edilenleri UrfaHA’ya anlattı.

banner16
Fakıbaba: reytingim yükseliyor

Şanlıurfa eski belediye başkanı Fakıbaba, kendisiyle ilgili merak edilenleri UrfaHA’ya anlattı. 

30 Mart yerel seçimlerinde Ak Parti Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olması beklenirken, onun yerine Vali Celalettin Güvenç tercih edildi. Kendisi “Son dakikaya kadar aday gösterileceğimi düşünüyordum” diyor ancak öyle olmadı. 2009’da karşısında olduğu ve sonradan geçtiği partisi onu aday göstermemişti. Bununla ilgili ortaya çeşitli iddialar atıldı. En çokta Fakıbaba’nın milletvekilliği sözü aldığı hatta doktor olduğu için bakan bile yapılabileceği söylendi. Şanlıurfa eski Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba, aday gösterilmemesi ile ilgili “Şu ana kadar niye aday olmadığımı bilmiyorum” dedi. Belediye başkanlığını bıraktıktan sonra kendisine daha çok vakit ayırdığını söyleyen Fakıbaba, yeni belediyelerin çalışmaları ile ilgili ise kendisinin yorum yapamayacağını belirterek “Halk her şeyi görüyor” ifadesini kullandı. “Halktaki memnuniyet size nasıl yansıyor” sorusuna ise Fakıbaba’nın yanıtı “Öyle kolay bir olay değil; 10 yıl başkanlık yapacaksın. Bazı insanları küstürmüşsünüzdür. Çünkü Urfa’nın şartları ve menfaati bunu gerektiriyordur. Ben 9 aydan beri halkın içerisindeyim, halkla beraberim. Taziyelere gidiyorum, arkadaşlarım geliyor. Gerçekten reytingin yüksek olduğunu görüyorum” şeklinde oldu. Fakıbaba, “belediye başkanlığına karşı milletvekilliği sözü aldı” iddialarına ilişkin ise “Hayatımda böyle pazarlıkların hiç yeri olmamıştır, olmaz da” dedi.

İşte Fakıbaba’nın UrfaHA’ya verdiği özel röportaj;

BAŞKANLIĞI NEDEN BIRAKTINIZ? BİR ANLAŞMA MI YAPTINIZ?
Öyle bir söz almadım. Öyle bir pazarlığımız olmadı. Ne Ak Parti’nin benimle öyle bir pazarlığı, ne de benim Ak Parti’yle öyle bir pazarlığım oldu. Zaten olmazdı. Öyle bir şey olsaydı ben pazarlığımı belediye başkanlığından yana kullanırdım. Çünkü belediye başkanlığını 10 yıl çok severek, arzu ederek ve Urfa’ya hizmet etmenin çok büyük bir ibadet olduğuna inanarak yaptım. 

SİYASETİ SÜRDÜRMEK İSTEMENİZDEKİ ISRAR NEDİR?
Ben genel cerrah uzmanıyım. Hizmeti seven bir insanım. Şu anda doktorluk yapmıyorum. Neticede ben Urfa’nın bir siyasetçiyim. Bir toplantıda bana sordular; siyasete devam mı edeceksin? Tabi devam edeceğim. Devam edeceksem partim Ak Parti. Ne olabilirim? Aday adayı olabilirim. Bu ortaya doğaçlama olarak çıkan bir olay. Hiçbir zaman her şey siyasettir, bu olmazsa olmaz şeklinde bir şeyim olmadı. Kısmetimizde varsa oluruz, yoksa yaşantımıza devam ederiz. 

AK PARTİ’YE GEÇERKEN “BEN BELEDİYE BAŞKANI OLACAĞIM” SÖZÜNÜ ALDINIZ MI? ALMADIYSANIZ AK PARTİYE NEDEN GEÇTİNİZ?
Hayatımda böyle pazarlıkların hiç yeri olmamıştır, olmaz da. Bir defa aile terbiyeme uygun bir hareket değildir. Görüştüğüm partinin de böyle bir şeye müsaade etmeyeceğine inanıyorum. Benim de terbiyemde halkın oylarını ve fikirlerini bir pazarlık meselesi yapmak beni gerçekten rahatsız eden bir olaydır. Ne belediye başkanlığı ne de milletvekilliği için, partimdi diye girdim ama şunu sorabilirsiniz bana; Parti mutlaka sana bir şeyler düşünmemiş olsa seni bu partiye alır mıydı? Ben olsam almazdım. Tabi şu olabilir; Belediye başkanı olmadın, yarın milletvekili de olmadın. Partin seni niye aldı? Bu sorulabilir. O sorunun muhatabı da ben değilim. Bu bağlamda 2012’de ne benim bu partiye girerken bir pazarlığım, ne böyle bir beklentim oldu. Ben hak ettiğim bir şeyi hak ediyorsam onu almışımdır. Hak etmiyorsam da zaten sesim çıkmaz, yerimde oturur dururum. Ben olaya hep öyle baktım, öyle bakmaya da devam ediyorum. 

GÜVENÇ’İN ADAY OLACAĞINI KESTİREMEDİNİZ Mİ?
Son güne kadar kestiremedim. Biz o zamanlar anket de yaptırıyorduk. O anketlerde merkezde yüzde 66.8, ilçelerde 76.5’ti anketler. Şimdi partim beni almış, halk memnun. Yani ben hiç düşünmedim ki partim bırakıp başka bir arkadaşı aday edeceğini. Çok samimi olarak söylüyorum, hiç düşünmedim, hiç aklımdan geçmedi. Demek ki, kısmet böyleymiş. Parti böyle uygun görmüş. Ona saygı duymak zorundasınız. Ben inanıyordum ki, bu partim beni tekrar bağrına başmışsa, beni kabul etmişse demek ki bir bildiği var. O günlerde partinin yapmış olduğu anketi hatırlayın; Ankara ve İstanbul’dan sonra Şanlıurfa üçüncü konuşulan bir yerdi. Türkiye’de de Fakıbaba ismi ön sıralardaydı. Ben halkın arasında dolaşıyordum. Biz de anket yaptırıyorduk. Beni üzen noktalardan birisi “sen şu ya da bu konularda bize uygun olmadığından dolayı seni aday etmedik” demiş olsalar hakikaten çok rahatlayacağım. Benim için önemli değil belediye başkanlığı, milletvekilliği ya da bakanlık. Şu ana kadar da niye aday olmadığımı bilmiyorum. 

SİZİ ADAY YAPMAMAK İÇİN PARTİYE KABUL ETTİKLERİNİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ HİÇ?
Şu anda bir şey söyleyemiyorum ama daha sonraki dönemlerde söylenebilir bu. Şu an ne ben açık bir şekilde “beni niye aday etmediniz” diye sordum ne onların “şundan dolayı seni aday etmedik” diye bir cevapları oldu. Onun için bekliyorum. İleriki zaman neyi gösterir, ona göre  bu sorunun cevabını bulabiliriz. 

HİZMET İÇİN 6 AY SÜRE İSTENMİŞTİ, YEREL SEÇİMLERİN ÜZERİNDEN 9 AYLIK BİR SÜRE GEÇTİ. SİZ BELEDİYE ÇALIŞMALARINI NASIL BULUYOR SUNUZ?
Bir defa belediye şöyle çalışmış veya böyle çalışmış demek bana uygun değil. Çünkü ben ne de olsa eski bir belediye başkanı olarak taraf bir kişiyim. Bu bağlamda belediyenin çalışması konusunda benim bir şey söylemem doğru olmaz. Daha önce de bundan bahsettim ama benim 10 yıllık dönemimle ilgili eleştiri olunca tabi ki ben de haklı olarak o eleştirilere cevap vermesi gereken bir kişiyim. Eleştiri ile ilgili bana bir soru sorulmadan da, ban göre benim tarafsız kalıp halkın takdirine bırakmam gerekir. Belediye çalışmalarını halk takdir edecektir. Halk her şeyi çok iyi görüyor.

BELEDİYELER SİZE HİÇ DANIŞIYOR MU? ESKİ BİR BELEDİYE BAŞKANI OLARAK FİKRİNİZE BAŞVURUYOR MU?
Sanki ben bu şehirde hiç yaşamamışım, sanki bu partide hiç çalışmam olmamış gibi tamamen unutulmuş bir adam olarak görüyorum. Çünkü hiç kimse, parti de dahil “Ne yapıyorsun, nasılsın” demedi. Daha bu zamana kadar hiç kimseden herhangi bir şey duymuş değilim. Bırakın belediye çalışmalarını, hiç kimseden bir şey duymadım.

BİRÇOK ALANDA ÇEŞİTLİ ÖDÜLLER ALDINIZ. BUNA RAĞMEN FİKRİNİZİN SORULMAMASINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
Öyle ödüller aldık ki… Avrupa’dan bile aldığımız ödüller var. Urfalılar artık beni çok daha iyi tanıyor. Ben yapmadığım bir şeyin ödülünü almam. Bütün çalışma arkadaşlarım; temizlik işçisinden başkan yardımcıma kadar, onların çok büyük emekleri oldu. Biz onların sayesinde çok ödül aldık ve hak ederek aldık.

ŞU ANKİ EKİBİN SİZİN DÖNEMİNİZLE AYNI EKİP DİYORLAR AMA SİZCE ŞU AN GÖZLE GÖRÜLÜR BİR EKSİKLİK VAR MI?
Biraz önceki soruyu değişik bir şekilde sordunuz. Bence bu halkın yorumu ama şu var; bu halk size oy verdiyse, sizi belirli bir hizmete getirdiyse o halkın hizmeti olmak zorundasınız. Özellikle belediye farklı bir yerdir. İnsanların duasını alacaksınız, insanlarla beraber olacaksınız. Kalbinizi onlara açacaksınız ve onlarla hep beraber olacaksınız; gece, gündüz, sokakta, caddede eksikliklerini göreceksiniz. Bakacaksınız; arkadaşlarınız ne yapıyor, insanlar ne bekliyor sizden. Bu sadece belediye için geçerli değil, her şey için böyle. Siyasetin temelinde insana hizmet var, insan amaçlıdır. Yoksa siyaset ağalık yeri ya da gösteriş yeri değildir. Kalkıp samimi bir şekilde halkın kanalını temizleme, yüreğini gösteren başkanların yeridir. Bu milletvekili ve bakanlar için de geçerli. İnsanlar hizmet için oy veriyorlar. Ben bu oyların hakkının verilmesi gerektiğini düşünüyorum. 

HİÇ ANKET YAPTIRDINIZ MI, “HALKTAKİ FAKIBABA MEMNUNİYETİ” NEDİR DİYE?
Öyle kolay bir olay değil; 10 yıl başkanlık yapacaksın. Bazı insanları küstürmüşsünüzdür. Çünkü Urfa’nın şartları ve menfaati bunu gerektiriyordur. Ben 9 aydan beri halkın içerisindeyim, halkla beraberim. Taziyelere gidiyorum, arkadaşlarım geliyor. Gerçekten reytingin yüksek olduğunu görüyorum. Samimi bir şekilde Urfa’yı yönetmeye çalıştık. Bundan dolayı da insanlar buna karşı duymuş oldukları bir saygıdır. Bu sevgi de geriye dönüyor. Bu bağlamda ben bu reytingin yüksek olduğunu görüyorum ve bu reytingin yüksek kalması için çok dua ediyorum. Bu sevgi saygı 100 tane milletvekilliğine bedeldir. Ben başarılı olabileceksem, bu sevgiyi arttırabilecek ve halkıma faydalı olabileceksem Allah bana milletvekilliğini nasip etsin. Öyle güzel bir temel kurmuşuz ki, bu temelin üzerine yanlış bir şey olmaması lazım. Onun için reytingin yüksek olduğunu görüyorum. Eğer bu reytingi ilerideki siyasi hayatım engelleyecekse siyaset bana nasip olmasın.

9 AYLIK SÜREDE NELER YAPTINIZ? BU SÜREDE HAYATINIZDA NE DEĞİŞTİ?
İnsanlarla iç içeyim, ailemle ve dostlarımla beraberim. İlk defa 10 yıldır meclis üyeliğimi yapan bir arkadaşımın iş yerine gittim, çayını içtim. Çünkü hiç zaman yoktu. Belediyecilik öyle bir şey ki, zamanınız yok. Davete gitmedim, katılmadım ve davetlerde bir şey yemedim. Çünkü öyle bir zamanınız yok, öyle bir lükse sahip değilsiniz. O zamanlarda oturup arkadaşlarınızla toplantı yapıyorsunuz. Sabah erken kalkıp şehri dolaşıyorsunuz, yapılan şeyleri inceliyorsunuz. Verdiğiniz direktifler yerine gelmiş mi, gelmemiş mi? Onları kontrol ediyorsunuz. Kontrol etmediğiniz şey sizin değildir. Bu bağlama 10 yılı çok dolu dolu geçirdik. 10 yılda 30 yıllık iş ortaya koyduk. Basit bir olay değil. Çok dar bir zamanda müthiş işler yaptığımıza inanıyorum. Bunu nereden çıkarıyorum? Halka bakıyorum, “başkan biz seni eleştirdik ama hakikaten haksızlık yapmışız” diyenlere çok rastlıyorum. 

Hiç böyle uzun uyumamıştım. Hiç kahvaltı yapmamıştım evde. Eşim ve oğlumla oturup bir, bir buçuk saat kahvaltı yapıyorum. Hiç alışkın olmadığım bir şey. Gazeteler, kitaplar okuyorum. Vaktimi kendime ayırıyorum. Spor yapıyorum, aileme ve dostlarıma zaman ayırıyorum. Benim 10 yılda hiç yapmadığım şeylerdi bunlar. Ete başladım; et, tavuk, balık yiyorum. Özlemişim de tabi, 10 yıl et suyu dahi yemedim, tavuğu ağzıma koymadım. 10 yıl az bir süre değil ama şimdi artık oturup çift çift porsiyon yiyorum. 10 yılı telafi etmem lazım diye düşünüyorum. Et yemememin çok sebepleri var ama sağlık yok bunun içinde mesela. Eğer yemiş olsaydım çok fazla davete de gitmek zorunda kalacaktım. Davete gittiğimde de belediyeye ayıracağım zamanı o davete ayırmış olacaktım ve et yemememin çok büyük faydasını gördüm. İnsanlar beni hiç davet etmedi 10 yıl  boyunca. Hep toplantılarımız geceye denk gelirdi, gece 12’lere kadar toplantılarımızı halleder sabah erken bir şekilde işimizin başında olurduk. 

ERDOĞAN BAŞBAKANKEN ONUNLA GÖRÜŞTÜNÜZ MÜ?
Sayın bakanla (Faruk Çelik) beraber eski başbakanımızı ziyaret ettim. Ziyaretimde de “ben olmasam Urfalı adayın olması” üzerinde çok ısrarla durdum. Demek ki kabul edilmedi. Tayyip beye karşı hiç saygıda kusur etmemişimdir hala da saygım ve sevgim devam ediyor. Bana karşı tavrı çok iyiydi. Gayet samimi bir şekilde bizi karşıladı. Kendim için değil, Urfalı birinin aday olması konusunda ısrarım oldu ama olmadı.

İL BAŞKANLARI TOPLANTISINDA BAŞBAKAN VE BAKANLAR DA URFA’DAYDI. SİZİNLE GÖRÜŞEN OLDU MU?
9 aydan beri bırakın bakanı, Ak Parti’nin bir üyesi bile “Ahmet bey ne yapıyorsun” demedi. Beni soran kimse olmadı. Ben aile olarak görüyorum ama insanların bu kadar da vefasız olması hakikaten üzüyor insanı. Bir parti önemli bir ailedir. Buradan “senin fikirlerin önemli değil” yorumu da çıkıyor. Rahatsız mısın diye sorarsanız, rahatsız değilim. Benden bir şey öğrenmek isteyen olursa ben bütün kalbimle yardımcı olmaya çalışıyorum. İstemeyen olursa da saygı duyarım. Demek ki, öyle bir ihtiyaç yok. Ben öyle algılıyorum. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.