banner62

Siverek il olsun, yatırımlar gelsin! Siverek il olsun,  adalet yolunu bulsun! Siverek il olsun, herkes mutlu olsun! Siverek il olsun...
Sloganları ile yapılan bu kampanyalar, Siverek’te büyük bir gündem oluşturdu.  Sivil toplum kuruluşları, odalar ve kamuoyunun katılımlarıyla oluşturulan bu kampanya renkli ve hareketli bir gündem oluşturdu. Oluşan bu olumlu atmosferin toplum tarafından benimsendiği görülüyor. Fakat bu kampanyanın istenilen düzeyde zihinlerde ve yetkililerde bir etki bırakıp bırakmadığı bilinmiyor. Bu kampanyayla Yetkili mercileri hareket geçirilebildi mi? Bunun yansımaları henüz kamuoyuna yansımadı.


1923 yılında il olan ilçe, 1926 yılında Şeyh Sait İsyanı nedeniyle o dönemlerde alınan siyasi tedbirler gerekçesiyle 1926 yılında aşağıda kanun tasarısı ile il hakkı elinden alındı. İsmet İnönü'nün  Başbakanlığında hazırlanarak TBMM'ye gönderilen 1/955 Sayılı Kanun Tasarısı  komisyonlarda yapılmış olan görüşmeler sonucunda kabul edilmiş olup 877 Sayılı Teşkilatı Mülkiye kanunu adıyla 26 Mayıs 1926 tarih ve 404 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmişti.


Siyasi ve güvenlik gerekçesi ile il hakkı elinden alınmış olan ilçeler olduğu gibi, aynı gerekçeler ile il olan ilçeler de mevcut. Sınıra yakın Doğu ve Güneydoğu İlleri bu statüde değerlendirilmiş ve il yapılmıştır. İlçenin il olması halinde birçok avantajı olacağını söylemekle birlikte toplumsal bilinç oluşmadığı zaman sadece tabela ili olarak kalacağını da bilmemiz gerek diye düşünüyorum.
İlçenin il olması için yılardır mücadele eden 1990 yılında kurulan Siverek’i il Yapma ve Kalkındırma Derneği sevgili Koçali Aymaz Beyefendi’nin gayretleri ile kuruldu. ,Dernek, 37 yıldır bu yönde faaliyetlerini sürdürmekte ama geriye dönüp baktığımız zaman 60 yıllık bir mücadeleden söz etmek mümkün. İyi niyetli ve azimli bir mücadele içerisinde olunduğundan kuşku yok. Gel gelelim onca yılık emeğin karşılıksız kalması ilçe halkını ve emeği geçenleri yormuş ve üzmüştür. Yılardır verilen mücadele ve son günlerde iyi niyetli kampanyaları önemsemekle birlikte yılardır atılan adımların usul ve yöntemlerin doğru olup olmadığını irdelemekte fayda var diye düşünüyorum.

Evet . Nüfus ve yüz ölçümü olarak il statüsünde kendimizi görmemiz de haklılık payı var tabii olarak, ama;  siyasi, sosyyal, ekonomik ve toplumsal olarak buna hazır mıyız acaba? Bunun için gerekli çalışmalar yapıldı mı? Öncelikle en önemli olan lobi faaliyetleri ciddiyetle yapıldı mı? Bu sorular önemli ve cevaplanması gereken can alıcı sorular.
Toplumsal duyarlılık ve bilinç oluşturmalı, toplumun bu yönde yönelimi sağlanmalı, sivil toplum, bürokrasi, siyasi erkler, ağalar–şeyhler bu konuda duyarlı hale getirilip toplumsal mutabakat sağlandı mı?

Özelikle kalkınmaya yönelik yatırımsal projeler, odalar ve iş adamları ile gerekli alt yapılar oluşturulmalı; siyasilerin öncülük yapması sağlanmalı, yatırımcılara teşvik ve pazarlama güvenceleri verilmeli, en önemlisi de yatırım alanları seçilmeli. Tarım, hayvancılık ve sanayi alanlarında hangi yatırımlara öncelik verilmesine karar verilmeli bu yönde adımlar atılmalı, yatırımcıların salt devlet teşviklerinden faydalanmak adına yatırım yapmaları engellenmeli, bilinçli yatırım yapmaları sağlanmalıdır.

Sosyal projelerin önünü açmak için özelikle bürokrasi ve sivil toplum kuruluşları bu alanlarda faaliyet sürdürmeli ve ciddi organizasyonlar yapılmalıdır. Bu konuda öncelikle yapılması gereken gençlerin sosyal alanlarda yönelim sağlayacak projelerin ortaya konması, okullarda spor ve kültürel alanlarda projeler oluşturulmalı müsabaka ve etkinliklere ağırlık verilmelidir. Her mahalleye eğitim öncesi kültür merkezleri kurulmalı bu kültür merkezlerinde muhtar mahallenin yaşlı heyeti mahallenin üniversite okuyan gençlerin oluşturacağı grup ve eğitim spor sosyal projelerle merkez aktif hale gelmeli mahalle ve hatta aile sorunları bile bu merkezlerde çözüme kavuşturulmalı bunun için merkezde eğitimciler, rehber ve sosyologlar bulundurulmalı. Teknik olarak bu proje masaya yatırılıp daha geniş bir çerçeveye kavuşturulabilir.

Siyasi olarak toplumsal bilince kavuşmamız gerek, bunun için yapılması gereken en önemli şey ilçenin siyasi atmosferden olumlu ya da olumsuz etkileri kontrol edebilmeli topluma yön veren sivil toplum kuruluşlarını, ağamızı ve şeyhlerimizi de bu bilinç ve duyarlılığa sevk etmemiz gerek diye düşünüyorum. Bu konuda kim ve nasıl terbiye edilecekse etmemiz gerek. partilerin aday seçimlerinde yönlendirici olmamız, bu konuda gereken çalışmaları ortak mutabakatlarla sağlamamız gerek. Aykırı tutum içerisinde olanları bu konuda duyarlı olmalarını sağlamak, gerekirse toplumsal bilinç ve mutabakatla tavır takınmak, bu konuda olumlu tutum ve toplumsal hassasiyetler önemsenmeli, ilçe ve toplum adına duyarlılık sağlayan kurum, sivil otorite ve derneklerle birlikte adım atılmalı ve onlara öncelik verilmesi sağlanmalı.


Lobi faaliyetleri konusunda kurumlar ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek ciddi çalışmalar yapmalı; özelikle Ankara da bütün bağlantılar masaya yatırılıp aktif hale getirilmeli bilinçli ve yoğun katılımlı bir çevre oluşturulmalı bu konuda liyakat sahibi dostlar edinmek, belediyeler, iş adamları, dernek ve vakıflar düzenli bir şekilde ziyaret edilmeli bunu sadece ilçeyi il yapma adına değil, ilçeye katkı sağlayacak bütün konular için yapılmalı. Şunu toplum olarak ortaya koymamız gerek bizler toplum olarak koltuğa yapışmış hiçbir amiri o koltukta oturtmayız, bizler topluma katkı sağlamayan hiçbir siyasi şahsı meclise yolamayız, toplum adına kendini ortaya koymayan hiçbir vakıf veya derneğin yanında olmayız, bizim için çaba sarf etmeyen ağamız ve bizim için sadece dua eden şeyhte istemiyoruz. Bizler, toplum olarak yönlendirici olamazsak yönlendirenimiz çok olur. Bu bilinç önemli ve bizleri kalkındıracak toplumsal bir bilinç, toplum olarak eğitime önem vermemiz, çalışmamız gerekir.  Bunun için konferanslar düzenlenmeli özelikle gençlerin duyarlı ve katılımcı olmaları sağlanmalıdır.


Özetlemek gerekirse; tabela ili olmamak adına gerekli altyapısal reformlar yapılmalı bu düşünceyle ortak hareket noktaları oluşturarak sosyal, ekonomik kültürel ve toplumsal bilinç oluşturulmalıdır. Siverek il olsun ? Kampanyalarından önce kendimizi hazır hale getirmemiz, bunu yetkili merciilerin görmesini sağlamamız gerektiğini unutmamalıyız. Böylece topluma ve ülkeye katkı sağlayan bir il olmak onurunu elde etmiş oluruz. SİVEREK İL OLSUN…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Samet SARI 6 ay önce

Elinize sağlık. Güzel bir yazı olmuş.

Avatar
Mehmet 6 ay önce

Hocam il olmak için hak etmek gerekmiyor.Bellibir nüfus ve yüzölçümüne ulaşıldığını o ilçenin il olması zorunluluktur isterse orda yaşayanların hepsi zırcahil olsun.