İnternet Fenomeni Eğitimci-Yazar, İlyas Gizligöl İle Sitemiz Yazarlarından Mustafa Karadağlının Röportajı

Bugünkü misafirimiz, internet fenomeni eğitimci Mehmet ilyas Gizligöl. Kendisini, meşhur film repliklerine yaptığı Zazaca Dili dublajlarıyla da tanıyoruz. Verdiği evrensel mesajları da dikkate aldığımızda Sayın Gizligöl’ün namı Siverek sınırlarını aşmış durumda. www.siverekhaber.net ailesi olarak bize bu röportaj fırsatını verdiği için kendisine teşekkür ederek sohbetimize başlıyoruz.

banner16
İnternet Fenomeni Eğitimci-Yazar, İlyas Gizligöl İle Sitemiz Yazarlarından Mustafa Karadağlının Röportajı

Bugünkü misafirimiz, internet fenomeni eğitimci Mehmet ilyas Gizligöl. Kendisini, meşhur film repliklerine yaptığı Zazaca Dili dublajlarıyla da tanıyoruz. Verdiği evrensel mesajları da dikkate aldığımızda Sayın Gizligöl’ün namı Siverek sınırlarını aşmış durumda. www.siverekhaber.net ailesi olarak bize bu röportaj fırsatını verdiği için kendisine teşekkür ederek sohbetimize başlıyoruz.

Mustafa KARADAĞLI (M.K.) : Sayın Gizligöl, bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
İlyas GİZLİGÖL (İ.G.) : Elbette bu soru gayet dallı budaklı olmakla beraber, cevaplanması zor bir soru. Yinede kısmi olarak size kısaca biyografimden söz edebilirim.1988 yılında Siverek’te doğdum. Çocukluğum Kale Mahallesinde ve babamın işi gereği çokça değişik köylerde geçti. İlk ve orta öğrenimimi Siverek’te tamamladıktan sonra 2009 yılında üniversite eğitimi için Siverek’ten ayrıldım. 2014 yılından bu yana Siverek’te öğretmen olarak çalışmaktayım. Çeşitli kademelerde görev aldım.


M.K.Esprileriniz ve vurgularınıza baktığımda iyi bir birikimle karşılaşıyorum; sizi bu alana yönlendiren bir kıvılcım var mı hayatınızda?
İ.G. : İyi bir birikimden kastınız nedir bilmiyorum. (Beraber gülüşüyoruz)... Bunu okuyucularımıza, takipçilerime ve sosyal medyayı kullanan gerek hemşehrilerime gerekse de yurtiçinden ve yurtdışından dünyanın dört bir yanından beni bir şekilde takip eden ve bana ulaşmaya çalışan insanlara bırakıyorum. Biriktirme kelimesini tasvip etmemekle beraber, bilme ve öğrenme isteğim her daim olmuştur. Öğrenme hayat boyu sürdüğünden sosyal medyadan ve takipçilerimden çokça öğrendiklerim oluyor. 
Kıvılcım meselesine gelmek gerekirse, elbette o ilk kıvılcımı bilmek veya hatırlamak mümkün olmayabilir. Şahsımı mizaha yönlendiren etmenlerin zaman içerisinde farklılık gösterdiğini, şuan olduğum yerin başladığım o ilk yerden ve duygudan farklı olduğunu söyleyebilirim. Esasında mizah yapma maksadının dışında zaman içerisinde belirli zorunlulukların veya sorumlulukların mizaha yönlendirdiğini söyleyebilirim. Ama babamın etkisinden söz etmemek mümkün değil tabii ki. Kendisi de nüktedan ve esprili biridir.Çok abartmamakla beraber sevdiği insanlarla,mutlu olduğu zamanlarda tanık olduğu veya dinlediği komik durumları bizimle paylaşırdı. Ben deÇocukken arada bir büyüklerin taklidini yapardım. Onların yürüyüşü,konuşma biçimi gibi.


M.K. Sanatınızdaki mizahın kaynağı nedir, ne zamandan beridir mizahla uğraşıyorsunuz, neden mizah ? 
İ.G.:
Mizah kaynağını toplumdan, toplumun yaşamından alır. Mizahın gülme ile bağlantısı olduğundan, hayatın güldürücü yönünü ortaya koyan her şey ilgi alanıma giriyor diyebilirim. Mizah bazen eleştiri veya belli fikirleri ifade etmek içinde başvurulan bir yöntem olduğundan, takipçilerim daha iyi bileceklerdir; salt gülme maksatlı mizah yaptığım söylenemez. Mizah, salt gülme maksadıyla yapıldığında geniş kitlere ulaşmakta güçlük çeker.


M.K. Mizahın hangi yönü sizi daha çok etkiliyor?
İ.G.: Mizah, çok çeşitli ve kültürden kültüre farklılık gösteren bir sanat olduğundan, yaşadığım coğrafyanın güldürü ve hitap unsurlarını az buçuk bildiğimden özellikle sözlü gelenek ile bizlere ulaşan esprileri, hiciv yolu ile takipçilerime ulaştırmayı daha çok tercih ediyorum. Fakat özellikle belirtmem gerekir ki; mizah konusunda kategori seçmiş değilim. Kimi zaman hiciv ile, kimi zaman latife yolu ile mizah yapmaya çalışmaktayım. Nükte, şaka, matrak, dalga, gırgır, alay veya taşlama yöntemi ile de mizah yapmaya çalışmaktayım. ( Konu çok maşaallah...  anlatış tarzı bir başka insan gülmeden  duramıyor zaten....)


M.K.İşinizi seviyor musunuz? diye bir soru sormama gerek var mı?
İ.G.:
Başta şunu belirteyim ki bunu bir iş olarak görmüyorum. Mizahı meslek olarak yapan veya yapmakta olan insanlar olabilir; fakat ben onlardan değilim. Mizahın tarihsel serüveni oldukça değişken ve karmaşık olduğundan bunu meslek olarak tanımlandırmak gerektiği kanısında değilim. Beni mizaha sürükleyen sorumluluklarım olduğunu az önce söylemiştim. Bunun yanında; büyüdüğüm sosyal ortam beni istemsizce mizah yapmaya yönlendirdi zaten. Bu yüzdendir ki yaptığım mizaha önce ben gülüyorum, gülmediğim veya bana komik gelmeyen hiç bir mizahı takipçilerimle de paylaşmıyorum. (M:K. Çok ince bir düşünce. Bu hassasiyet içinde ayrıca teşekkürler)


M.K. Daha çok hangi konularda mizah yapmayı tercih ediyorsunuz?
İ.G.:
Az öncede belirttiğim gibi bu konuda kendime herhangi bir sınır koymuş değilim. Sözlü gelenek ile hayatımıza girmiş hemen her konuda mizah yapmaya, güncel veya geçmiş konuları, kimi zaman kara mizah ile, kimi zaman sosyolojik mizah ile yapmaya çalışmaktayım. Tabii bunun yanında; politik mizah, sokak mizahı ve absürd mizahda en çok başvurduğum mizah yöntemleridir. 


M.K. Mizahi bir konu yapmak istediğiniz, fakat tepkilerden dolayı yapamadığınız alanlar var mı?
İ.G.:
Neresinden tutarsanız zor ve ağır bir soru bu. Fakat şu kadarını söyleyebilirim ki, tabu haline gelmiş hiçbir konuda mizah yapmak kolay değildir. Yine de insanların zamanla mizah konusunda daha anlayışlı ve esnek hale geleceklerine inanıyorum.İlk zamanlarda pek çok defa yazdığım mizahi yazıları silmek zorunda kalıyordum. Herkes bir şekilde alınganlık gösteriyor.Kutsallarla kuşatılmışız... (Yine kendisi eleştirisini yapıyor “Silivri Serdo” diyor.)


M.K. Sevdiğiniz veya rol model aldığınız bir mizah ustası var mı? 
İ.G.:
Rol model olarak değerlendirebileceğim herhangi biri yok, fakat elbette beğendiğim mizahçılar var.  Örneğin; Amerikalı GeorgeCarlin ve Donald Trump. Trump biraz işin şakası ama komik bir adamdır. Dimilî lehçesi mizaha, espriye yakın ve yatkın bir lehçedir. Bunun ayrıcalıklarını ve imkanlarını sonuna kadar kullanmaya çalışıyorum.( M.K. Tranp’ta çok malezeme bulduğunu itiraf ediyor böylece)


M.K.Mizah yapmanın zorlukları var mı gerçekten?
İ.G.:
Google’ye mizah diye yazdığınızda, mizah yapmanın cezası ve mizah yapmanın hükmü diye en çok aranan iki arama çıkıyor. Mizahçılar dünyanın dört bir yanında en çok tanınan ve sevilen insanlar olmakla beraber bazen yaptığınız mizah birilerini rahatsız edebiliyor. Bunu da doğal ve anlayışla karşılıyorum. Fakat ben genellikle olumlu tepkiler alıyorum. Çünkü çoğunlukla toplumdaki en bilindik hikayeleri ve en sevilen konuları işliyorum. Ayrıca mizahın her kapıyı açabileceğine inandığımdan, darılan gücenen insanlara yine mizah ile ulaşmanın avantajını kullanmak gerekir. 


M.K.Dublajlarınızı genelde dünya sinemasını kullanıyorsunuz; neden?
İ.G.:
Tanınan bilinen veya ilgi gören sahneleri kullanmayı tercih ediyorum. Yurt içi veya yurt dışı ayırımı yapmıyorum. Kimi zaman Uzakdoğu filmlerinden kimi zaman Hollywood filmlerinden kesitleri kullanıyorum. Fakat bunun yanında Yılmaz GÜNEY’den, Levent KIRCAYA kadar geniş bir yelpazeden faydalanıyorum. Türk sinemasında sahneler genellikle bilindik öğeler içiriyor. İnsanlar bence ilk bildiklerinin tesirini taşırlar. Yabancı sinemadan aldığımda sanki böyle çevrilmiş gibi orijinali bu diye karşılanıyor. ( M.K. Hakikaten de ayırmak zor oluyor. Özellikle Zazaca dublajlarınız mükemmel...)


M.K. Sanatınızla kitlelere bir mesaj verdiğinize inanıyor musunuz veya gerçekten tatmin oluyor musunuz?
İ.G.: Özellikle mesaj maksadıyla yaptığım söylenemez. Çünkü; başta Bingöl, Tunceli, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Adana gibi iller olmak üzere Türkiye’nin hemen her yerinden takipçilerim var. Bunun yanında Avustralya’dan Kanada’ya kadar yine Dünyanın Dört bir yanında binlerce takipçim var. Tüm bu farklı sosyolojilerde ve kültürlerde yaşayan insanların tamamına mesaj vermek ve söz konusu mesajdan etkilenip davranış geliştirmelerini beklemek olası değildir. Bunun yanında ortak kaygıları, ortak duyguları ve ortak inançları yakalayıp mizah yapmayı tercih etmekteyim. Elbette yaptığım mizahtan etkilenip davranış ve duygu değiştiren insanlar olabilir doğal olarak. Bazen sosyal medyada Zazaca dublaj yapan veya karikatür yapan kişi veya kişileri görünce, yaptığım çalışmaların takdir veya taklit edilmesi beni mutlu ediyor. En nihayetinde mizah yapmamın sebeplerinden biride farkındalık oluşturmaktır.Ama sırf Zazaca konuşmak yetmiyor tabii ki. Kendi tarzlarını da bir şekilde yaratmaları gerekir diye düşünüyorum.


M.K. Ortalama bir espri için ne kadar zaman harcıyorsunuz?
İ.G.: Bunun için her hangi bir hazırlık yaptığım söylenemez. Toplumsal olaylar veya güncel konular bir şekilde bana yeterli malzeme sunmaktadır. Vakit buldukça yazmaya üretmeye çalışıyorum. Hayata daha çok bu mizahi penceredenbaktığım için birazda kendiliğinden beni buluyor olaylar. Hayat, ona nasıl bakarsanız size öyle bakan bir simülasyondur.


M.K. Bu tür sohbetlerle sizi gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Yeni nesilde eksik bulduğunuz bir yön var mı? Hiç şu zamandaki gençlere yazık, çok yazık dediğiniz konular oluyor mu?
İ.G.: Gelecek nesillere adımı duyurmak veya bir şekilde ölümsüz olmak niyetiyle mizah yapmıyorum. Dijital Dünyada unutulmak kadar hatırlanmakta olasıdır. Ortaya koyduğum bazı çalışmaların dijital ortamlarda veya yazılı ortamda Zazaca var oldukça yaşayacağına inanıyorum. 
Gençlik ile ilgili sorunuzu şu şekilde cevap vermek istiyorum;aslında bu çok ritüel bir soru. Çünkü her kuşak bir sonraki kuşağı hep bu şekilde ifade etmiştir. Gençlik yıllarını çoktan geçmiş insanlar kendinden sonraki insanları mazur görürler. Halbuki mazur görmekten ziyade onları anlamaya çalışmalı ve kıyaslama yapmaktan vazgeçilmeli. Şahsen gençlere güveniyorum,onlarla iyi anlaşıyoruz ve kendimi de oldukça genç görüyorum. ( Gülüşüyoruz...)


M.K.Peki Siverek ve mizah size neyi hatırlatıyor? Mizah malzemesi bulmada sıkıntı yaşıyor musunuz?
İ.G.:
Açıkçası zorlanmıyorum. Sosyolojik ve kültürel birikimim ile yine önceki nesiller tarafından aktarılmış sosyolojik ve kültürel mizahsayesinde bolca malzeme buluyorum. Kaldı ki binlerce yıllık sözlü geleneğin hem taşıyıcısı hem de aktarıcısı bir kuşaktan geldiğim için neyin mizah neyin mizah olamayacağını, bizzat yaşayarak tecrübe edindiğimden herhangi bir veri sorunu yaşamamaktayım. Teknik sorunlar haricinde herhangi bir sorun yaşamamaktayım.


M.K. Siverek’teki sanatseverlere ve yerel yöneticilere bir mesajınız var mı?
İ.G.: Naçizane fikirlerimi ve düşüncemi söylemek dışında bu sorunuza cevap vermekten imtina ediyorum. Sanatseverlere şunu söyleyebilirim gerek fiziki gerekse de dijital platformlar oluşturup bir araya gelinerek sanatsal faaliyetler çeşitlenebilir ve tecrübe paylaşımı ile ortak sorumluluklar yerine getirilebilir. Ne yazık ki şuan şehrimizde bu yönlü çalışmalar yok denecek kadar azdır. Bu eksiklik, yerel yönetimleri de olumsuz anlamda etkilemektedir. Kültürel ve sanatsal faaliyetlerin azlığı herkesin malumudur. Gerek kültürel ve sanatsal faaliyetler, gerekse de Dimilkî (Zazaca) veya Kurmancî’ye hak edilen değere göre azalmıştır.


M.K. Evde Kal! Politikası gereği, zamanın bol olduğu şu zaman diliminde , takipçilerinize tavsiye edebileceğiniz kitaplar var mı? Sayın Gizligöl ne okur?
İ.G.:
Her koşulda mutlu olma potansiyelini taşıyoruz. Bu potansiyeli evdeki koşullarla da ortaya çıkarabiliriz kanısındayım. Evde birçok etkinlik yapılabilir. Sadece kitap ve film izlenmemeli;farklı hobiler edinilmelidir. Tahta oymacılığı, resim yapmaya çalışmak gibi. Bu aralar J. Krishnamurti’nin“Bunları Düşün” adlı kitabını okuyorum.Krishnamurti daha önce Zeitgeistbelgeselleri aracılığı ile tanıdığım bir düşünürdür ve okunmasını herkese tavsiye ediyorum. 


M.K. Kıymetli zamanınızı ayırıp bize bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.
İ.G.:
Ben teşekkür ederim. Mizahla kalın.Bimanêweşeydi
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murat Demir 2 ay önce

İlyas hocayı şahsen tanımıyorum ama dublajları efsanedir mustafa hocama da selamlar

Avatar
Bahtiyar Izol 2 ay önce

Zazacaya sahip cikan tüm herkesten Allah(cc) binlerce kez razi olsun. Ben Izoluyum kurmanci konusuruz lakin aslimizinda zaza oldugnu hic unutmadik yeni yeni genclerimiz zazacaya yönelmekteler bunda Sizin gibi degerli kardeslerimizin emegi yadsinamiz.
Tekrardan Allah(cc) razi olsun, kolay gelsin.
Yüregimiz ve Dualarimiz Seninle.

Avatar
Dimlîyê 2 ay önce

Ha Îlyas Gîzlîgol ha Levent Kirca
Tirkî ya Levent K.=Dimlî ya îlyas G