Güzel gelişmeleri duymak toplum adına bizleri umutlandırıp mutlu ediyor. Temenimiz bu gelişmelerin devamlılık oluşturup, Siverek halkı olarak refah seviyesi yüksek, kalkınmada öncü bir şehir haline geliriz. Ama öncelikle ihmal edilen kaynaklarımızın nasıl kendi elerimizle heba etiğimizi irdeleyelim.!
 
Siverek yılardır kalkınma hamlelerine hasret, yatırım altyapısı olmayan ve dışa bağımlılıktan bir türlü kurtulamayan sahipsiz bırakılan bir şehir olarak kaldı.Öyleki küçük ölçekli sanayisi bile bulunmayan, işletmelerini derleyip, istihdam artırıcı adımlarda bile cılız kalınmış bir şehir olarak bırakıldı.
Kendi doğal mecrasında gelişen kaynaklarını heba eden, özellikle tarım ve hayvancılıkta bu kaynağını cesurca harcayan bir şehir olduk.

Şire üzümü bile bitme noktasına gelmiş, Türkiye genelinde hayvancılık sektöründe  Karstan sonra ikinci büyük şehir olan siverek, eski konumundan çok uzak bir noktada.! Çeşitli düzenlemeler ve desteklerle idealist yöneticilerinde çabalarıyla kazanımlarını tekrardan elde edebilecek ve bölgede hak ettiği yeri ve değeri alabilecek şehirdir siverek.! 

Yılarca yönetimsel olarak görsel göz boyama amaçlı, geçici yatırımlarla oyalanıp kalıcı yatırımlardan uzak bırakıldı. Zormuydu şire üzümünü koruma altına alacak adımlar atmak.? Bağcılığı koruma adına, sivereğin bağlarını koruma altına almak adına belli bir bölgeyi imara kapatıp, teşvik edip kalkınmasını ve korunmasını sağlamak ve bağlar bölgesinde geçiş güzergahları oluşturulup sulama göletleri oluşturmak çok mu zordu.?
Hayvancılık ise günümüzde şu anda bile şehir merkezinde bulunan bodrum katlarında yapılmakta.! Vatandaşın ekmeğine mani olmama ve siyasi endişelerle bunlara göz yumuluyor. Büyük organize besicilik alanları oluşturulup bu alanda istihdam oluşturulabilinirdi.

Bunlar toplum olarak üzüntü verici durumlar, bunca yıldır verilen emeğin yılların birikiminin heba edilmesine neden olan ihmallerdir. Yılar önce öğrencilik yıllarında  öğretmenlerimizden biri söylerdi. Nizip’ten neyiniz eksik diye.? Sanayisi gelişmiş toplumun refah seviyesi yükselmiş, sizler bu akılla devam ederseniz adam olamazsınız derdi.! Sanırım haklıydı öğretmenimiz...

Evet haklıydı hocamız çünkü bizler de en az yöneticiler kadar kusurluyduk. Yöneticileri, yöneten toplum olamadık o yüzden yönetilme kaderimizle baş başa bırakılan bir şehir olduk.

Zamanında taleplerimizi doğru ve gelecek vaat eden dinamikler üzerinde yapsaydık şu anda bir çok şey farklı mecralarda yürürdü. Hiçbir şey için geç kalınmış değil, çocuklarımıza bırakacağımız mirasın kalıcı yatırımlar ve istihdam alanları olduğunu unutmamalıyız.

Dün çok sevindirici ve önemli bir gelişme oldu, 1997 yılında ilk başvurusu yapılan Siverek Organize Sanayi Bölgesinin Tüzel Kişilik olarak onaylandığını duyduk ve bu haber bizleri oldukça sevindirdi.Siverek Organize Sanayi Bölgesi (OSB ) tüzel kişiliğinin onaylanması ve yatırım programına alınması için 1997 yılında başvuru işlemleriyle başlayan süreç sona erdi.

Siverek OSB’nin kuruluşu onaylandı.Bu Siverek halkı için önemli olan bir gelişmedir.
Toplum adına bu sevindirici gelişmeye, ön ayak olan bütün yetkili şahısları kutluyorum. Bu hususta bizlere düşen bu kalkınma hamlesini doğru değerlendirmek ve öz kaynaklarımızı önemseyip büyütüp o doğrultuda yatırım yapmak olduğunu düşünüyorum.

Eminim bu gelişme farklı bir çok gelişmeyide beraberin de getirecektir.
Şimdiden halkımıza hayırlı uğurlu olsun…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.