Gülpınar: Bizim ki Rahmani Sevgi

Şanlıurfa Milletvekili Kasım Gülpınar: Babamdan öğrendiğim en önemli şey dürüstlük.

banner16
Gülpınar: Bizim ki Rahmani Sevgi

“Rahmetli babam Eyyüp Cenap Gülpınar, milletvekiliyken, bakanken hiçbir zaman devlette iş bulmak adına yardımlaşmadık.'

Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar, Siverek'te ilkokulu okuyup daha sonra Ankara Özel Tevfik Fikret Lisesi'nden mezun olur. İyi seviyede Kürtçe, Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce ve orta seviyede Almanca konuşabiliyor. Bölgede hem aileden aldığı manevi emanetler hem de mütevazı kişiliğiyle çok iyi tanınan Kasım Gülpınar ile siyasetten hayat hikayesine; manevi emanetlerden bölgedeki feodal yapıya; sevdiği müziklerden okuduğu kitaplara kadar bir çok konuyu konuştuk..

Siyaset çok küçükken hedefinizmiş ama medya ile iş hayatına başlamışsınız bu nasıl oldu?

Benim çok arzuladığım bir şey değildi. Benim büyük dedemin dedesi vasiyette bulunmuş bu aileden kimse gazeteci veya avukat olmasın diye. Rahmetli babam avukat olmuştu o da bir duruşmaya sadece girip bırakmış. Benim de gazetecilik, mecburiyetten oldu. Askerliği bitirmiştim, evlenmiştim ve işsizdim.  6 ay işsiz gezdim. Böyle bir imkan çıkınca kabul ettim. Ama bana göre değildi. Orada inanılmaz bir vahşi rekabet ortamı var. Kendi kurumunuz içinde dahi birbirinize haber atlatmak adına kendi arkadaşınızı ezip geçmek zorunda kalıyorsunuz. İnsani ilişkilerin zayıf olduğu ortamlarda bulunmak, çalışmak beni rahatsız etti.

Bunu söylüyorsunuz ama siyaset insan ilişkileri anlamında daha iyi bir ortam mı gazetecilikten?

Siyasette de mutlaka aynı zihniyet maalesef karşınıza çıkıyor ama şöyle bir avantajı var; çok değişik ve kıyıda köşede kalmış iyi insanlarla buluşup bir araya gelme imkanı bulabiliyorsunuz.

Siyaset dışında bir işle uğraşıyor musunuz? Başka bir işi olmayan bir insanın siyasetle uğraşmasını doğru bulur musunuz?

Bizim zaten geleneksel bir çiftçiliğimiz var. Aileden, atalarımızdan gelen. Siyaset kesinlikle bir iş, bir meslek değil. Siyaset ayrıca bir zenginlik ve bir gelir kaynağı elde etme yolu da değil. Siyaseti hakkıyla yapan insanın bilakis gelirinden azalması lazım. Eğer almaya odaklanırsanız bu sıkıntı, vermeye odaklanmalısınız.


-Bölgede feodal düzenden kaynaklı bir algı var. Şu ismin oyu şudur, o köyün insanları isteseler de başkasına oy veremezler. Şu aşiret şunu destekliyor gibi. Sizin destekçileriniz istese başkasına oy verebilir mi? Sizde de böyle bir düzen var mı?

Örnekleri var. Bize atfedilen bölgelere baktığınızda birçok köyde sandıklar karışıktır. Kendimizin direkt çiftçilik yaptığı köyleri hariç tutarsak ciddi bir serbestlik vardır. Feodal düzen deyip de o kadar sert de algı oluşturmamak lazım, onların da sevgi tarafı var. İnsanların toplu halde hareket etmesi bazılarının işine gelmiyor. Mutlaka baskının olduğu yerler vardır. Bu bölgelerde sadece feodal düzen baskı yapmıyor ki, en demokrat geçinen insanlar bile kendi bölgesine hakim olmak ister ve bunu bir baskı unsuru olarak kullanabilir. Feodal yapının içinde çok düzgün insanlar var. O konumunu hak etmiş, insanlara vermiş, fakire fukaraya sahip çıkmış, malını paylaşmış çok kıymetli insanlar var bu bölgede.


5 YAŞINDA SİYASİLERİ EZBERE BİLİYORDU

6-7 yaşındayken siyasete girmek hedefiymiş. 5 yaşındayken zamanın kabinesini, bakanların isimlerini ezbere sayarmış. Hala hatırlıyor musunuz diye sorduğumda hiç beklemeden “Hatırladıklarım var. Maliye Bakanı Ziya Müezzinoğlu, Sanayi Bakanı Şahap Kocatopçu. Gümrük Bakanı Tuncay Mataracı” diyor... Kasım Gülpınar ilkokula hızlı bir başlangıç yapmış. Okuma yazmayı 4-5 yaşında öğrenip Öğretmenler Kurulu kararı ile zeki olması sebebiyle 1. sınıfı hiç okumadan bir üst sınıfa geçmiş.


Eğitimimde dedemin payı büyük
Dedeniz babanızı 1960'lı yıllarda trenle Fransa'ya göndermiş eğitim almaya. Siverek'te o yıllarda olağan bir durum değil sanırım bu?

Dedem çok farklı bir insandı. Benim en çok etkilendiğim kişilerden biri de dedemdi. Farklı bir insandı. İlkokulu bile doğru dürüst okumamış ama inanılmaz manevi bilgilere sahip olan ve dünyayı çok iyi okuyabilen değişik bir insandı. Benim o zaman yabancı dille eğitim yapan bir okula gitmemde de en büyük pay dedemindir.

Şanlıurfa için yakın gelecekte projeler, planlarınız neler?

Urfa'nın en önemli problemlerinden biri işsizlik. Gençlerin dışarıda iş aramak yerine kendi memleketinde ikamet etmelerini teşvik etmemiz lazım. Benim için birinci öncelikli konu bu.

Siyaset ve iş dışı vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Böyle bir vakit hemen hemen yok gibi. Zaten böyle bir vakit olsa ben çocuklarıma ayırırım. 3 çocuğum var. Ve maalesef onlara vakit ayıramıyorum.
 

Spor yapıyor musunuz?

Sporla çok ciddi bir yakınlığım var. Bodybuilding de yaptım, basketbol, voleybol, futbol oynardım. Boksla bir ara uğraştım ama hep kendime dikkat etmemekten sakatlıklar yaşadım. Artık yürüyüş bile yapamıyorum. Tek yürüyüşüm Meclis'in içinde genel kurula gidiş gelişler.

Nasıl müzikler seviyorsunuz?

Özellikle Türk Halk Müziği benim için vazgeçilmezdir. İbrahim Tatlıses çok severek dinlediğim bir isim. Yine Silvan'lı yerel sanatçı Kenan Öncü'yü severek dinlerim. Yabancı müzikleri de çok severim. Ama günümüz müzikleri daha maddileşmiş, şarkı sözleri filan daha az insani.

En son hangi kitabı okudunuz?

En son “Dünyayı Sarsan Beş Gün” isimli Nicholas Best'in 2. Dünya Savaşı ile ilgili kitabını okudum.


Hedeflerime kavuştum

Son belediye seçimlerinde Siverek'te desteklediği aday için farklı sesler çıkınca, “bu aday hak ediyor, olmazsa milletvekilliğinden istifa ederim” diyecek kadar dik duran Kasım Gülpınar'a bu süreci sordum.
80'li yıllardan beri bir iktidar partisi kısa bir dönem dışında kazanamamış Siverek'i. AK Parti de son 2 seçimde kazanamamış. Bazı dayatmalarda bulunulmaya çalışıldı bana aday konusunda. Bir kişinin bu konuda hakkını teslim etmem lazım. Değerli Cumhurbaşkanımız o zamanki Başbakanımız, bu konuda beni özellikle teşvik ettiği, bu işe inandığı ve güveni için ona çok teşekkür etmem lazım.

Gelecekte hedefleriniz neler, bakan olmayı hedefliyor musunuz?

Allah'a şükür ediyorum, hedefim buydu ve ben hedefime kavuştum. Bundan sonrasi Allah'ın takdiri. Olursa da memnun oluruz, olmazsa da. Kanaat en büyük zenginliktir.  

Rahmetli babanız  Eyyüp Cenap Gülpınar'dan neler öğrendiniz, hayata ve siyasete dair? Baba oğul ilişkiniz nasıldı?

Baba oğul ilişkimiz çok resmiydi. Babamın yanından son ana kadar o sormadıkça bir şey konuşmazdım. Ama sorulursa mutlaka bildiğim doğruyu da söylerdim. Bugün siyasetteki anlayışım da bu aslında. Babamdan öğrendiğim en önemli şey dürüstlük. Devletin imkanlarını kullanmamak. Babamla milletvekiliyken, bakanken hiçbir zaman devlette iş bulmak adına yardımlaşmadık. 6 ay işsiz kaldıktan sonra özel sektörde iş buldum ve asgari ücret 6 milyondu ve ben 4 milyon maaş alıyordum. Babam milletvekiliyken hiçbir zaman VIP'yi kullanmadım mesela. Şimdi bakıyorum bazı uzaktan akrabalar bile kullanıyor. Babamdan öğrendiğim en önemli şeyler bunlardı.



Rahmani sevgi.

Mitinglerde, toplantılarda ciddi kalabalıklar sizi takip ediyor. Bu bir aşiret yapısından mı kaynaklanıyor,  yoksa sizi tanıdıkları sevdikleri için mi ?

Bu sevgi işi farklı bir olay. 2 tür sevgi var. Bir rahmani sevgi, bir de şeytani sevgi. Bizimki rahmani sevgiye giriyor ama bu benden kaynaklı bir şey değil. Biz atalarımızdan bir miras devir aldık.

Bu manevi mirasın hikayesini anlatır mısınız? Şeyh misiniz? Bu miras nereden geliyor?

Benim büyük büyük dedemin babası Şeyh Kasım 1800'lü yılların başında ilim görmek üzere ailesi tarafından bulundukları Şırnak'ın Derşev bölgesinden Muş'a gönderilir. Şeyh Hasan denen zatın yanına gelip orada ilim görmeye başlıyor. Bu bölgede bizim atalarımızın yaymaya çalıştığı ilim, irfan ışığı başlıyor. Tarih 1820'ler... O da kendi oğlunu; yani benim dedemin dedesini Siverek'e gönderiyor. Siverek bölgesinde dedelerimin sevenlerinin artmasıyla bugüne kadar geliyoruz.Atalarımız hep fakire fukaraya sahip çıkmışlardır. Hep adalet üzere hareket etmişlerdir ve doğruluktan ayrılmadan hiç bir kimseye zarar vermemeye gayret ederek insanların gönüllerini kazanmışlardır. Biz de onlardan edindiğimiz o bilgilerle bu mirası sadece koruma gayretindeyiz

RÖPÖRTAJ: BURCU ÇETİNKAYA

FOTOĞRAFLAR: NEDİM ATİLLA

TÜRKİYE GAZETESİ

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.