Sezai Temelli Siverek'te Seçim Bürosu Açılışını Gerçekleştirdi

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, seçim çalışmalarını, Suruç ve Viranşehir ve Siverek’teki halk buluşmalarına katıldı.

banner16
Sezai Temelli Siverek'te Seçim Bürosu Açılışını Gerçekleştirdi

İktidardan gidecekleri için onların beka sorunu var!  

Ne zaman sıkışsalar, Kürt düşmanlığı ile Kürt meselesinin çözümsüzlüğü ile yol alıyorlar. Ne zaman sıkışsalar, dönüp diyorlar ki beka sorunu var. Sizin beka sorununuz var mı? Niye olsun? Akşam evinize gidiyorsunuz, sabah işinize gidiyorsunuz. Doğal insanlar gibi yaşıyorsunuz. Onların beka sorunu var. İktidardan gidecekler ya. 17 yıldır bu ülkenin en temel sorununu, Kürt sorununu çözemediler. Şimdi bu sorunları çözemedikten sonra, kalkmış beka sorunu var diyor. Beka sorunu yok; geçim, işsizlik, yoksulluk sorunu var. İşsizler elini kaldırsın. Hiç mi bu tabloyu görmüyorsun? Kendi iktidarınız için insanlara beka sorunu var deyip şiddet uygulamaya, zulmü uygulamaya devam ediyorsunuz. Ama size en güzel cevabı sandıkta bu işsizlik, bu geçinemeyen yurttaşlar verecek, çiftçiler, esnaf verecek, emekliler verecek. Emeklilikte Yaşa Takılanlar verecek. Emekli olup geçinemeyenler, çalışmak zorunda olanlar verecek. İşinden gücünden olanlar, KHK ile ihraç edilenler, kayyım zulmüne uğrayanlar verecek. Ataması yapılmayan öğretmenler verecek. İşte o zaman sorun beka sorunu mu başka bir şey mi sandıkta anlayacaksın. 

İşte Türkiye’de çiftçinin, esnafın hali

Viranşehir’de yaşayıp da mevsimlik işçi olarak çalışmak zorunda olanlar sana cevabı verecek. Günde 20 TL’ye çalışmak zorunda olanlar verecek. Yoksulluğa mahkum edilenler, emeği, aşı çalınanlar sana yanıt verecek. Sorun beka mı, işsizlik mi işte o zaman anlayacaksınız. O zaman kendi yalanlarınızdan utanacaksınız. 

1150 odalı Saray'da yaşıyor. Saray'ın ışıkları hiç sönmüyor

Saray'da yatıyor, 1150 odalı Saray'da yaşıyor. Saray'ın ışıkları hiç sönmüyor ama Viranşehir’de elektrik yok, Suruç’ta elektrik yok. Çiftçi elektrik faturasını ödeyemiyor. Çiftçi haczediliyor. Utanmadan bir de çiftçiye haciz memuru yolluyorsun, sen önce çiftçinin hakkını ver. Çiftçinin bütçeden doğan anayasal hakkı var, 64 milyon lira vermediler çiftçiye. Çiftçiyi borçlandırıyor. Kaşıkla veriyor, gübre zammı, mazot zammı ile geri alıyor. İşte Türkiye’de geçim sıkıntısı, işte Türkiye’de çiftçinin hali. Esnaf perişan, bütçe açık verdikçe esnafa vergi yüklüyor. Esnaf vergisini ödeyemiyor, dükkanını kapatıyor. O çıkmış "Esnafa kredi dağıttım" diyor. Hangi esnafmış? Biz de bir görelim o esnafı. Kimmiş bu esnaf, bu kredileri kim alıyor, kim yiyor bu kredileri?  Halkın hali ortada, halk meydanlarda.

Taşımalı miting dönemi başlattı

O da miting yapıyor. Nasıl mı? Hani taşımalı eğitim vardı ya şimdi yeni bir şey var; taşımalı miting. Biz sizi bir yerden taşıyıp getirdik mi? Sizi buraya zorla getirdik mi? Size okul müdürü, size vali yazı yazdı mı mitinge gidin diye? O ise taşımalı miting yapıyor. 24 Haziran’da Denizli’de Ödemiş’i anmıştı. Şimdi Diyarbakır’da miting yapmış, çevre illerden ne kadar otobüs, minibüs varsa toplaşıp gelmişler. Sonra onlara Diyarbakır’ı anlatıyor, yahu onlar Diyarbakırlı değil. Onlar akşam kendi memleketine gidecekler. Sen gerçekten Diyarbakırlılara bir şey anlatmak istiyor musun? 2015’te o çözüm masasını nasıl devirdin gel onu anlat. Bu kadar insan barış için umutlanmışken, barış gelecek diye bütün kalbiyle sana destek olmuşken sen insanların arkasından Çöktürme Planı hazırlamışsın. Gel bi onu anlat Diyarbakır’da. O çöktürme planlarını hazırlayanlar, ülkeyi çökerttiler. 

Nereye el atsanız sorunlar yumağı

Bakın ülkenin haline, iyi giden bir şey var mı? her şey kötü gidiyor. Ekonomi kötü gidiyor, siyaset kötü gidiyor, toplumsal yaşam kötüye gidiyor. Nereye el atsanız sorunlar dağ gibi, nereye el atsanız içinden çıkılmaz bir girdabın içine sürükleniyorsunuz. Eğitim ve sağlık sorunları... Ama onların derdi bizim Kürtçe tabelalarımız, Kürtçe bilboardlarımız. Tahammül edemiyorlar! Kürtçe'yi akıllarınca o bilboardlardan indirince yok edeceklerini, insanların konuşmayacağını sanıyorlar. Yahu o bizim anadilimiz ana! İnsan anadilini unutur mu? İnsan anadilinden vagzeçer mi? Bu zihniyet işte böyle. İnsanların anadilini yok sayarak, tabelaları indirerek, halkı yok sayarak inkar politikaları ile aslında toplumu bölüyorlar. Bir toplum farklılıklarından güç alır, farklılıkları ile büyür. Farklılıkları yok sayan bir anlayış işte bu ülkeyi çökertiyor. Hepimiz kendi kimliklerimiz anadilimiz ve farkılıklarımızla bir aradayız. Bu tekçi anlayışı kabul etmiyoruz. 

Benim Kürt olmadığımı söylüyor: Ben Urfalıyım, Türkiyeliyim

Bana diyor ki, aklınca Kürtlere beni şikayet ediyor. Diyor ki Kürt bile değil. Bana hakaret ederken, Kürtlere "Kürt bile" diyerek ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapma peşinde. Böyle ayrımcılık olur mu? Buradan söylüyorum, bir kez daha söylüyorum ben Urfalıyım, ben Türkiyeliyim. İşte sen bunu anlayamıyorsun. Dedik ki bu tekçilik bu ülkeye uymaz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmaz. Sizin bir cumhurbaşkanınız, sizi temsil eden bir cumhurbaşkanı var mı? Olmaz dedik, çünkü bu sistem uydurma bir sistem. Bu ülkeye bir sürü cumhurbaşkanı geldi gitti. Hiçbiri Kürt sorununu çözemedi, hiçbiri bu ülkeyi demokratikleştiremedi ama hiçbiri de bu ülkede bu kadar ayrımcılık yapmadı. Kürtlere defolup gidin demedi. Bu nasıl cumhurbaşkanı, böyle cumhurbaşkanı olur mu! 

Bir ülkenin cumhurbaşkanı o ülkenin partiler üstü bir kurumunu işgal eder. Yargı bağımsızlığını, kuvvetler ayrılığını savunur. Ama Erdoğan diyor ki; ben hem Cumhurbaşkanı olacağım, hem parti başkanı hem de başbakan. Ama hepsi bir arada olmaz! O yüzden yerellerden iktidara geleceğiz. Türkiye'yi laik, demokratik bir sisteme kavuşturacağız. O zaman bu ülkede herkesi kucaklayan bir cumhurbaşkanı olacak, bundan kimsenin şüphesi olmasın. 

Nerede HDP logosu görüyorsanız bilin ki o demokrasi ve barıştır

31 Mart’a 3 hafta kaldı. 3 hafta boyunca 7/24 çalışacağız. 7 gün 24 saat her yere gideceğiz, herkese ulaşacağız. Herkes sandığa gidecek. Nerede bir Viranşehirli varsa, sandığa gidip oyunu kullanacak. Oyu başka yerde olan Viranşehirliler, Viranşehir için olduğu yerde oy kullanacak. Nerede bir HDP logosu görüyorsanız bilin ki o barış, demokrasidir, Figen Yüksekdağ’dır, Selahattin Demirtaş’tır, Gültan Kışanak’tır, Sebahat Tuncel’dir, Selma Irmak’tır, İbrahim Ayhan’dır. Mührünüzü HDP’ye, özgürlüğe ve geleceğe vurun. HDP’nin mührü olmayan yerler de var. Demokrasi güçlerini iktidara taşımak için tüm Türkiye'yi bu kayyım utancından kurtarmak için ittifaklarımız ve demokrasi güçlerimizle bir aradayız, işte o demokrasi güçlerine mühür vuracağız. Biz Türkiye’de bir demokratik seçenek yarattık. Şimdi herkesi bu demokratik seçenekte buluşmaya davet ediyoruz. Gelin yan yana duralım omuz omuza olalım, bu faşizmi hep beraber yıkalım. O yüzden diyoruz ki Viranşehir Ya Me Ye. Urfa Ya Me Ye. Siverek Ya Me Ye Hepimizin yolu açık olsun. Serkeftin, yolumuz açık olsun.   

Hangi görüşten olursa olsun, kentimizi bir arada ve biz yöneteceğiz

Bu ülkede Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmaz dedik, olmadı. Başaramadılar, beceremediler, yönetemiyorlar. 24 Haziran’dan bugüne kadar yaşananlar ortada. Bu yönetememe halinin sonucudur bu kayyımlar. Şimdi 31 Mart’ta tüm kayyımları faşizmin çöplüğüne süpürüp atacağız. 

Yerel yönetimlerde iktidara gelerek tüm halklar tüm farklı inançlar bir arada, adaletli bir düzen kuracağız. Hangi inançtan, hangi görüşten olursa olsun, kentimizi bir arada ve biz yöneteceğiz. 

Demokrasi budur, yerel demokrasi budur, radikal demokrasi budur. Farklılıklardan güç alıp adilce ve hakça bir düzen kurar. Efendiye ihtiyaç yoktur. Çıkmış diyor ki “bu millete efendi lazım” hayır bu millet efendiyi sevmez. Bu millet kendi iradesiyle hakça ve adilce bir düzen için mücadele etti. Bu iradenin karşısında hiçbir güç duramaz. Bunu 31 Mart’ta sandıklarda göstereceğiz. Bu kayyımcı zihniyeti, bu anlayışı buralardan söküp atacağız, sadece buralardan değil, tüm Türkiye’den. Bu zihniyete karşı sandıklara gideceğiz

Nerede HDP logosu varsa mührümüz oraya. Mührümüz demokrasiye ve barışa. Eğer adayımız yoksa da orada demokrasi güçlerine güç katacağız. AKP-MHP blokunu Türkiye’nin her yerinde gerileteceğiz. Bu ceberrut devlet anlayışından hep birlikte kurtulacağız. Sandıklarımıza sahip çıkacağız, müşahit olacağız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.