banner62

1923 yılında Cumhuriyetimizle birlikte kurulan ve cehaletle mücadeleye başlayan “İrfan” gazetesi, o günlerde Siverek’in nüfusu 20-25 bin iken, 350 adet  çıkıyordu. Bu gün ise köylerle birlikte nüfusu 300 bin civarında olan Siverek’te aynı gazete, 92 yıl sonra, sözde bilgisayar ve teknoloji çağında! 200-250 adet çıkıyor. Bunlardan 15 tanesi resmi mercilere gidiyor 3-4 tanesini arşiv için ben alıyorum geri kalan 230 adeti de ambara konuluyor. Siverek ve irfan nereden nereye geldi.    
    Ceylanpınar’da, Viranşehir’de ve daha bir çok  ilçelerde 1-2 veya 3 gazete yayınlanırken, Siverek’te 1923 yılında kurulan Anadolu’da ilk ticari gazete olan ve 300 binlik nüfuslu Siverek’in tek gazetesi, tarihi İrfan gazetesi  çok zorlu şartlarda yayınını sürdürme çabasındadır,veya kapanma aşamasındadır. Bu memlekette insanların yaşadığını unuttuk, bu insanların sevgiye,saygıya, kültüre eğitime aydınlanmaya,huzura,barışa, birliğe beraberliğe ihtiyaçlarının olduğunu unuttuk. Bu insanların çoğunun aynı aileye, kardeş olduklarını unuttuk. Saygıyı,sevgiyi insan olduğumuzu ve karşımızdakilerin de insan olduklarını unuttuk. 
    İşte bunları,  insanlar okusun kendini, memleketini tanısın sevsin diye yazıyoruz.
    İşin ilginç tarafına bakın ki matbaayı, dolayısıyla gazeteyi, geçimlerini sağlamak için  ayakta tutmaya çalışan cefakar  birkaç genç de olmasa gazete çoktan kapanmış olacaktı. Belki onlarda daha iyi bir iş imkanı bulsalar bu gün ayrılacaklar. Mehmet ustada hayatın acımazsızlığından  canından bezmiş hayata küsmüş gözlerinin rahatsızlığı,yaşlılığın verdiği halsizlik haliyle, matbaayı çalıştırmaya ne maddi gücü, ne de manevi gücü yeterlidir. 
    Beyler..! Bu Gazete Rahmetli Osman ustanın ,veya kardeşi Mehmet ustanın değil Siverek’indir, Siverek’linindir. Fikret Karakoyunlu, Fikri Timur, Vasfi Gerger ve M.Siret Bayar birlikte kurdular ve gittiler beraber götürmediler, Selahattin Timur gitti beraber götürmedi, Osman Usta’da  gitti beraber götürmedi, Mehmet ustada beraber götürmeyecek, gazete Siverek’te kalacak. Dünyadan gittiklerinde beraber götüremeyeceklerini kesin bildikleri malı mülkü biriktirip insanlığın hizmetine sunmayan ve bunun hesabını Hakkın huzurunda nasıl vereceklerini düşünmeyen, unutan ileri gelenler, zenginler, öğretmenler, biz aydınlar diyen değil de gerçek aydın olup bananeciliği kendine iş yapıp uyuyanlar sorumludur. Eğer cahil bir vatandaş bir huzursuz ve mutsuz ise, İleri geleni, zengini, aydını bin huzursuz ve mutsuzdur. Buda, fırsatını bulduğunda, dışarıda huzuru ve mutluluğu bulacağını zannedip pılısını pırtısını toplayıp Siverek’ten kaçışlardan belli oluyor. Ama şunu çok iyi bilmeliyiz ki bu insanların yüzde doksanı Siverek’teki huzuru ve mutluluğu hiçbir yerde bulamamaktadırlar. Ve şunu da bilsinler ki Siverek dışına göç edenler geride huzursuzluğuda bırakıp gitmişlerdir. 
    İrfan’ın son bir iki sayısındaki haberlere bakıyoruz, 1- Buda yoksulun kasabı 2- 80 yıl sonra suya kavuşan köyler 3-Okul masrafı için Hamallık yapıyorlar  4-Sosyal yardımlaşma vakfı olmazsa yoksullar ilaçsızlıktan ölecek   
5-Siverek’te pamuk göçü başladı 6- 85 yaşında yaşama tutunmak 7-Huzur operasyonu ...ve daha bir sürü, memlekete ve insanlığa yakışmayan haberler. Bunlardan da rahatça anlıyoruz ki her konumdaki  insanlar sorumluluklarının bilincinde değiller ve sorumluluklarını yerine getirmemişler.
    Örneğin, huzur operasyonları gerektiğinde elbette yapılacaktır. Ama çözüm huzur operasyonlarında mıdır? Toplumun sorumluları, sorumluluklarını yerine getirip insanlara saygıyı, sevgiyi, birliği ve beraberliği yaşayarak, eğitip öğretirlerse ve insanlar saygı, sevgi, birlik ve beraberlik içinde yaşarlarsa, acaba huzur operasyonlarına gerek kalır mı? Toplumun yetkilileri, ileri gelenleri, zenginleri ve aydınları sorumluluklarının bilincinde olup sorumluluklarını, yerine getirirlerse, insanlar yaylım ateşine tutulurlar mı? Okul masrafları için hamallık yaparlar mı?  Cehaletlik sonucunda kan davalarına neden olan ceza evi önünde insan öldürmeler infazlar olur mu ? 
    İrfan gazetesini örnek alarak sorunları dile getirdik, ama aslında toplumun sorunları  hep biri birine bağlıdır. Birisi ele alındımı başka konulara değinmeden konu açıklanamıyor ve anlaşılamıyor çünkü toplum bir bütündür, sorunları da bir bütündür biribirinden ayrılmayan ve biribirini tamamlayan unsurlardır.Bu gazete yaşatılmalıdır ve okutulmalıdır ki güzel ve aydın insanlar, güzel düşüncelerini yazıp insanlara okutmalıdırlar ki toplum eğitilsin, aydınlansın, bilinçlensin, neden niçin yaşadığını öğrensin, dünyada yaşamanın, sadece yemek, içmek, çalışmak,kazanmak yatmaktan ibaret olmadığını öğrensin. Sevgi, saygı birlik ve beraberlik içinde yaşasın ki insanlar huzur içinde yaşasın. Bizim yaratmadığımız ve dünyanın  en değerli varlığı olan insanlar öldürülmesin ve kan davaları meydana gelmesin. Bu da ancak insanların, kendilerinin ve diğerlerinin insan olduklarını ve insanlara karşı çok önemli sorumluluklarının olduklarını bilmeli ve bu sorumluluklarını yerine getirmekle olur. Yoksa her insan bu sorumsuzluklardan doğacak huzursuzlukları, mutsuzlukları olumsuz yaşamları kendi sorumlulukları ölçüsünde  yaşayacaktır. 
    Yarın Hakkın huzurunda veremeyeceği hesabı da cabası...                  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.