Coşkun: Urfalılar Urfa'ya Sahip Çıkmıyor

Şanlıurfalı gazeteci-yazar Bekir Coşkun hemşerilerine kırgın. “Urfalılar Urfa’ya sahip çıkmıyorlar” dedi. Urfalıların şehirleri ile ilgili kararlarda tavır koyması gerektiğini ifade ederek “Urfa yeşil alan, park, otoparkı olmayan, daracık caddeler ve beton yığınları arasında kalmamalı” şeklinde konuştu.

banner16
Coşkun: Urfalılar Urfa'ya Sahip Çıkmıyor

1945 yılında Şanlıurfa’da dünyaya gelen ve bugüne kadar çeşitli ulusal medya kuruluşlarında çalışan Bekir Coşkunla kendisinin “Kurtarılmış ender binalardan bir tanesi” dediği Elçi Konağında buluştuk. Tabi ki de dışarıdan gelen bir Urfalı Urfa’ya gelince konu doğal olarak Urfa oluyor. Urfa deyince Bekir Coşkun’un ilk sözleri “Tabi ki ben burada doğdum, burada büyüdüm. Ortaokul ve liseyi burada okudum. Gençlik yıllarım ve ilk aşk buradaydı. Burası kendi kimliğimi veren yerdir” şeklinde oluyor ve ekliyor; “Dünyanın neresine gidersem gideyim içimde bir Urfalı vardır. Her zaman o benimle birlikte gezer. Nereye gidersem gideyim Urfa’yı özlerim, kokusu gelir. Bir Urfalı görsem dünyanın herhangi bir yerinde hep o hasreti ve özlemi çekerim.”

Urfa’ya olan özlemini bu sözlerle dile getiren Coşkun, işlerinden dolayı pek sık gelemiyor. Ancak yılda bir kez kardeşleri ile Urfa’da buluşarak hasret giderebiliyor. Urfa için “Yeryüzündeki ender şehirlerden birisidir. Urfa herhangi bir şehir değildir. Böyle bir şehre insan kurban olur, canını verir bu şehre. Benim de canım, kanım, ruhum, sevdam burasıdır” diyor. Urfa onun için çocukluk ve gençlik yıllarındaki ilklerin şehri. O dönemlerde hayatında ilk defa hissettiği ve unutamadığı birçok duyguyu Urfa’da yaşamış. Bu yüzden de hemşerilerine sitem ediyor, sık sık “Urfalıların tavır koyması lazım” vurgusunu yapıyor. Gazeteci-yazar Bekir Coşkun'la Urfa’nın içinde bulunduğu durumu konuştuk, kendisine Urfa hakkındaki düşüncelerini sorduk…

-Diğer şehirlerle kıyaslandığında size göre Urfa nasıl bir durumda?

“Urfa’da kötü bir yapılaşma var. Bunu kabul etmek lazım. Şehrin eski yapısını çok fazla koruyamamışlar. Briket denen iğrenç yapı malzemesi ile birlikte tarihi evlerin büyük bir bölümü gitmiş.  Şehrin yeni tarafındaki yapılaşma tıpkı Ankara ve İstanbul’un bir zamanlar yaşadığı felaketin benzerini yaşıyor. Yani 15-20 katlı apartmanlar var ama yeşil alan ve otopark yok. Bu ilerde büyük sorun çıkaracaktır Urfa’da. Bence bu kenti yapan ve bu kentte şu anda söz sahibi olan insanlar, kendilerine göre yapmasınlar şehri; çocuklarına göre hazırlasınlar. O çocuklar büyüdükleri zaman onları rahmetle ve minnetle ansınlar, küfür ederek değil.”

-Bunun önüne geçmek için ne yapılması lazım?

“Tabi ki burada görev Urfalılara düşüyor. Açık söyleyeyim burada kırılmak yok… Urfalılar Urfa’ya sahip çıkmıyorlar aslında. Urfa’daki şehri yönetenler bile başka şehirlerden getiriliyor. Olmaz! Bu şehrin kendi çocukları var, günah değil mi? Dışarıdan getirilenin çok içi yanmayacak. Yani benim gibi bu şehre geldiği zaman “bizim eski okulumuzun yerinde yeller esiyor, eski evimiz yok, yıkılmış” diyerek üzülmeyecek. Urfalılar artık Urfa’nın sahibi olmalı bence. Bu çok ciddi bir sorun. 

Bir de Urfa son yıllardaki siyasi gelişmelerden en çok etkilenen şehirlerden birisi. Büyük bir göç tehdidi altında. Biz tabi ki misafirperveriz ama şehri de mahvetmenin bir anlamı yok. Bunun için Urfalıların daha ciddi düşünmesi lazım. Bu şehrin önderleri ve aydınları var. Onlara biraz kulak vermek lazım.”

-Peki belediyeciliği nasıl buluyorsunuz?

“Belediyecilik anlamında iki sene öncesine kadar güzel gelişmeler vardı. Fakat şimdi zannediyorum artık kalbi acımayan bir insanın yönetiminde şehir. Şehre yazık etmeye başlamışlar. Urfa böyle gelişmemeli. Yeşil alan, park, otoparkı olmayan, daracık caddeler ve beton yığınları arasında kalmamalı. Urfalıların bence tavır koyması lazım.”

-Sizin hayalinizde tam olarak nasıl bir Urfa var?

“Artık bu noktadan sonra geçmiş olsun. Çünkü eski tarihi yapı yok edilmiş büyük miktarda. İşletmeciler var, kurtarmaya çalıştıkları yerleri otel ve konuk evi benzeri yerler yapmışlar. Onun dışında Urfa’da tarihi eser kalmamış. Ne kaldı peki Urfa’da? Yeni yapılanma bölgesinde de kötü bir yapılanma olursa Urfa’ya yazık olur. Urfa dünyanın ender şehirlerinden birisidir. Buna özen göstermek lazım.”

-Doğup büyüdüğünüz şehrin nasıl milletvekilleri olmalı sizce?

“Bir defa Urfa’nın kendi yetiştirdiği aydın ve aklıselim insanlar var, onlara sahip çıkmak zorunda. Urfa’ya birisi başka bir yerden adam getiriyorsa o adamı bırakın, unutun. İkincisi din unsuru çok önemli bir şey. Hepimiz Müslümanız tamam ama Müslümanlık barış dinidir. Benim eşim Katolik. Din iyi ahlak gerektiren bir şeydir. Urfa aynı zamanda din merkezidir. Burası peygamberler şehir derken boşuna söylenmiyor. Bu şehirde bu kadar yüce bir din mefhumu varken dinin bu kadar kirletilmesine nasıl izin verilir onu anlayamıyorum. Din yürekte bir sevda ve aşktır. Bu aşkın kalkıp ticarette, siyasette ve kirli işlerde kullanılmasına Urfalılar nasıl ‘evet’ der. Ben bunu anlamış değilim doğrusu.”

-Bir tarım kentinin azımsanmayacak seviyede mevsimlik işçi göçü vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Size şekeri, unu, yağı, tavayı ve unu verdiler, helvayı yapamazsanız aç kalırsınız. Bu kadar basit. Yani siz bütün bu nimeti değerlendiremiyorsanız o zaman ekmek aramaya ta Adana’ya gidersiniz. Ben İzmir-Çeşme arasında bir kamyonda Urfalıları gördüm çok üzüldüm. Buradan bin 200 kilometre uzakta ekmek aramaya giden insanların kendi doğalarındaki bu kadar zenginlik yağmalanıp talan edilirken bunu anlatmak gerçekten de çok zordur. Dünyanın en aptal adamına deseniz ki ‘bu kadar zenginlik varken sen neden oraya muhtaçsın?’ Bunu sorgulamak lazım. Yani bir sürü şeyi sorgulamak lazım. Türkiye zenginleşti mi, büyüdü mü, varlıklı mı artık? Biraz aklı olan insan şu soruyu sormaz mı; Madem öyle ben neden yardıma muhtacım hala. Neden çocuk doğurursam para veriyor, belediye getirip kapıya gıda yardımı bırakıyor. Kömür veriyor bana, neden? Ben eğer gerçekten varlıklı bir ülkenin ferdiysem buna neden muhtacım? Bunu sormak lazım.”

-20 yıl sonra Urfa’yı nerede görüyorsunuz?

“Bu konuda karamsarım. Kötü bir yola girmişsen, o yolun sonunda iyi bir şey olmaz.”  Haber: Ali GÜZEL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.