Şanlıurfa Türkü Gecesi'nde Ustalar Geçiti

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda ŞURKAV İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Yakup Çelik’in açılış konuşmasını, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksel’in konuşması takip etti.

banner16
Şanlıurfa Türkü Gecesi'nde Ustalar Geçiti

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Celalettin Güvenç, İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan’ın da bulunduğu gecede Mehmet Özbek, Aysun Gültekin, Mehmet Bakır Karadağlı, Halil Sezgin, Bekir Çiçek, Münevver Özdemir gibi değerli isimlerle adeta ustalar geçidi yaşandı.

 “BABAM ÇOK İYİ; TÜRKİYE’NİN HER YERİNDEN DUA EDENLERİ VAR.”

İmparator İbrahim Tatlıses’in oğlu Ahmet Tatlıses de bu önemli geceye katılarak destek oldu, hemşerilerini yalnız bırakmadı. Gerek seyircilerin gerekse de geceye katılan sanatçıların büyük ilgisini gören Ahmet Tatlıses bir nevi, gecede eksikliği ziyadesiyle hissedilen, gözlerin ve gönüllerin aradığı babasını, Türkiye’nin imparatorunu da temsilen bulunuyordu. Sahneye çıkan her sanatçı öncelikle İbrahim Tatlıses’e oğlu Ahmet Tatlıses aracılığıyla dualarını, özlem ve selamlarını iletti. Program sonrası sohbet ettiğimiz Tatlıses, Şanlıurfa için böylesine güzel bir organizasyona katılmaktan dolayı memnuniyetini dile getirirken şunları da paylaştı: ŞURKAV tarafından organize edilen bu gecenin ilkinde bulunamamıştım ama bugün burada olmaktan dolayı çok mutlu oldum çünkü Urfa’mızın birbirinden değerleri sanatçıları, güçlü sesleri unutulmaz bir gece yaşattılar. Bu gece bizim gecemiz tam anlamıyla. ŞURKAV’ı da böyle kaliteli ve içeriği zengin bir organizasyona imza attıkları için tebrik ediyor ve devamını diliyorum. Çok keyif aldık ve sağ olsunlar kıymetli sanatçılarımız sahnede öncelikle babam İbrahim Tatlıses’e seslendiler, hepsine teşekkür ediyorum. Elbette böyle bir gecede İbrahim Tatlıses aranılan bir isim, eksikliği hissediliyor, bu yadsınamaz bir gerçektir. Kendisi çok iyi, Allah nazarlardan saklasın diyelim. Kendisine başta Şanlıurfa’dan olmak üzere Türkiye’nin her yerinden, Ortadoğu’dan bile dua edenler, arayanlar var; yalnız bırakmıyorlar. Sevenlerinin duaları bize yetiyor. Herkese sanliurfa.com aracılığıyla teşekkür ediyoruz, hepsinden Allah razı olsun.

Birbirinden değerli sanatçıların yer aldığı gecede sahneye ilk olarak Türk Halk Müziği’nin güçlü sesi Aysun Gültekin çıktı ve seslendirdiği türkülerle dinleyicileri mest etti.

Gerek program öncesi gerekse de sonrasında sanatçılarımızla görüşüp duygu düşüncelerini aldığımda herkesin bu geceyi İstanbul’da yaşayan Şanlıurfalıların bir araya gelmesi, Urfa müziğinin en güzel ve kaliteli örneklerinin sunulması açısından önemsediğini ve bu ortak paydada buluştuğunu gördüm.

 “BEN YAPMADIM, MEHMET ÖZBEK YAPTI”

Aysun Gültekin’in hemen ardından Türk Halk Müziği’nin güçlü ve başarılı yorumcularından, TRT İstanbul Radyo Sanatçısı Münevver Özdemir seyirciyle buluştu. İbrahim Tatlıses’e selam gönderip iyi dileklerini iletirken üstad Mehmet Özbek ile ilgili bir anısını da şu sözlerle paylaştı: Bir gün yolda giderken ustam Mehmet Özbek’in albümünü dinliyorum, kendimden geçmişim. Bir müddet sonra bir sesle o büyüden çıktım; arabayı çarpmışım. Diğer araçtaki adam ‘abla ne yaptın sen ya?’ dedi. ‘Valla ben yapmadım, Mehmet Özbek yaptı.’ Dedim. “ 

 Programın ikinci bölümünde ise Mehmet Bakır Karadağlı yönetiminde, aralarında Tasavvuf Müziği sanatçısı ve gazelhan Bekir Çiçek, Halil Sezgin, İshak Demir ve Şahin Halhallı’nın bulunduğu Devlet Türk Halk Müziği korosu seslendirdikleri eserlerle Urfa meşki yaşattılar.

Program öncesi bize zaman ayıran Mehmet Bakır Karadağlı hocamızla keyifli bir sohbet gerçekleştirdik, kendisi çok güzel ve önemli paylaşımlarda bulundular: Urfalılar gittikleri yerlere kültürlerini yoğun bir şekilde taşıyan bir şehir halkıdır hatta kendi şehirlerine gelenleri de gittikleri şehirleri de kendilerine benzetirler. Bugün, burada bunun bir örneğini gerçekleştiriyoruz, ikinci bir Urfa’yı yaşıyoruz. Burada olmak bizim için bir onurdur. Urfalılar kültürlerine hayrandırlar, kültürlerini halen canlı yaşayan insanlardır. Urfa’da ne varsa İstanbul’da bunun mislini bulmak mümkün ama müzik konusunda biraz eksiklik olabilir, İstanbul’un şartlarından dolayı tam olarak icra edilemiyor olabilir. Umut ediyoruz ki ŞURKAV İstanbul Şubesinin işbirliği ile devlet korosu konserleri yaygınlaşır ve geleneksel hale gelir. Buraya gelen gençlerin Urfa müziğini dinlemesi, anlaması çok anlamlı, ben bunu çok önemsiyorum. Bizler de sıra gecelerinden, dedelerimizin sıra gecelerinde yaşadıkları dimağımızda canlı halde durduğu için zevk alıyoruz. Bu zevk alışların altında önceki beslenmeler vardır. Önceden nasıl beslendiyseniz dimağınız da bunu arar ve bu nesilden nesile devam eder Bizim amacımız da bunu sağlamaktır; kültürün halkalarının kopmadan kuşaktan kuşağa iletilmesidir, siz de buna aracılık ediyorsunuz.

Yetiştirdiğiniz ve müzik camiasında, sıra gecelerinde bulunan birçok öğrenciniz var. Onlara neler tavsiye ediyorsunuz?

-Bizim çok yetenekli gençlerimiz var. Urfa bu anlamda da çok zengin ve öndedir. Ama ister istemez piyasadaki yoz müzik gençlerimizi etkiliyor. Bizim onlara her zaman söylediğimiz şey: Lütfen özünüze dönün. Eğer doğrusu yapılırsa Urfa müziği her yerde dinlenir ve Urfa müziğinin her yerde de aranılan bir tarzı, sıcaklığı vardır.

“ÖNEMLİ OLAN HİZMETTİR”

Urfa tamburunu siz oluşturmuşsunuz fakat patentini almamışsınız. Bu, herkesin “ben” dediği bir zamanda ve camiada eşine nadir rastlanılır bir mütevazılık, alçakgönüllülük..

-Almaya gerek görmedim. Onun yaygınlaşması bana yetiyor. Benim adıma olup olmamasının benim için bir ehemmiyeti yoktur. Tambur, Urfa tarzını çok güzel bir şekilde ortaya koyan bir saz. Urfa Tamburu oluşu ve bu adla yaygınlaşması bana yetiyor. Önemli olan hizmettir…

 “URFA MÜZİĞİNİ BOZUYORLAR.”

Karadağlı hocamızın ardından gecenin en önemli isimlerinin başında gelen ve gecede onur ödülü alan, tüm salonun dakikalarca ayakta alkışladığı ve eşsiz sesiyle herkesi büyüleyen Üstad Mehmet Özbek ile buluşuyoruz ve çok değerli bilgi ve birikimlerinden kısa da olsa nasipleniyoruz: Tarihi bir geçmişi olan Urfalıların en büyük özelliklerinden, hasletlerinden biri de kadirbilirliktir ve sevdiği, takdir ettiği insanları yürekten sevmek ve selamlamaktır. Bugün burada bunun bir örneğini yaşıyoruz. Urfa müziğine ve kültürüne hizmetimden dolayı Şanlıurfa Kültür Eğitim ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) ile Şanlıurfa Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği böyle bir kadirbilirlik gösterip bu akşam için beni davet ettiler ve bana olan sevgilerini belirtmek üzere bir plaket takdim ettiler. Böyle organizasyonlar, geceler çok önemli. Bu münasebetle uzun zamandır birbirini görmeyen Urfalılar bir araya geliyor ve bir kaynaşma sağlanıyor.

 Urfa müziği maalesef sıra gecesi ekibi altında müzik icra eden ekiplerin icra biçimiyle birlikte biraz seviye kaybetmiştir. Ticari amaçlı; gelen turistleri, yabancıları eğlendirmek amacıyla yaptıkları müzikle Urfa müziğini biraz bozuyorlar. Urfa’mızda Kültür Bakanlığı Devlet Türk Halk Müziği Korosu var. Ben bütün Urfalı hemşerilerime bu devlet korosunun konserlerini izlemelerini öneriyorum. Urfa türkülerimizi ve Anadolu’nun diğer yörelerine ait türkülerimizi en güzel, en temiz ve soylu biçimde bu topluluk icra etmektedir. Umarım daha yüksek seviyede icralarla Urfa Halk Müziği’ni tanıtırlar.

MEHMET ÖZBEK’TEN GENÇ MÜZİSYENLERE ALTIN TAVSİYELER:

“TİYATROYA GİTSİNLER, ŞİİR OKUSUNLAR”

“Müzik, edebiyat ve tiyatro ile birleşik bir sanattır. Müzikle uğraşan herkesin öncelikle edebiyatla da uğraşması lazımdır. Yani bol bol şiir okuyup geçmiş dönemdeki usta sanatçıları dinlesinler. Popüler sanatçıları dinlemekle bu iş gelişmez ve seviye kazanmaz. Bunun için genç sanatçılarımızın özellikle halk şiirine önem verip usta sanatçıları dinlemesi gerekir. Ayrıca tiyatroya gitsinler. Bir sanatçının sahnede nasıl bir üslupla türkülerini sunması gerektiğini tiyatroculardan öğrenmeleri gerekir.”

Devlet Türk Halk Müziği Korosu Sanatçılarından Halil Sezgin ise bu tarz organizasyonların sayısının yetersiz olduğunu dile getirirken şunları da paylaştı: “Bu gecelerin İstanbul’daki Urfalıların bir araya gelip hasret gidermesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum. İstanbul gibi metropol bir şehirde böyle bir organizasyonu yapmak, bu kadar Urfalıyı bir araya getirmek çok da kolay bir iş değildir. Bu yüzden ŞURKAV yöneticilerine çok teşekkür ediyorum. Bu organizasyonların artması gerekiyor. Yeterli olduğunu düşünmüyorum. Urfa’yı, Urfa müziğini en doğru şekilde tanıtmak ve yaygınlaştırmak adına daha çok ve daha geniş kapsamlı etkinlikler yapılması gerekiyor. Devlet Türk Halk Müziği Korosu’nun amacı da Türk Halk Müziği’nin aslını bozmadan güzel yerlere getirmektir.

Yine Devlet Türk Halk Müziği Korosu sanatçılarından Şahin Halhallı da ŞURKAV’a böyle bir program düzenledikleri için teşekkürlerini iletti ve şunları ekledi: Burada Şanlıurfalı hemşerilerimizle bir araya gelmekten dolayı çok mutlu oldum. İstanbul’da buna vesile oldukları için Şanlıurfa Kültür Eğitim ve Araştırma Vakfı’na sizin aracılığınızla çok teşekkür ediyorum.

 “ELİNE ÜÇ DÖRT TANE DEF ALAN ‘GRUP KURDUM’  DİYOR”

8 yıl boyunca birlikte çalıştığı Grup Dergâh’tan ayrıldıktan sonra kendi tasavvuf müziği ekibini oluşturan yaşayan son gazelhan Bekir Çiçek ise gecede seslendirdiği gazellerle herkesin yüreğine dokundu ve bir kez daha gönülleri fethetti. Bu gecede bulunmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu dile getiren Çiçek ile bundan sonraki çalışmaları ve projeleri üzerine de konuştuk:  ŞURKAV ile daha öncede birçok kez çalışmalarımız oldu. Bu programın özellikle İstanbul gibi bir şehirde olması Urfa’mızın tanıtımı açısından daha büyük bir önem taşıyor.

Benim de bundan sonra usta-çırak ilişkisi şeklinde başlayan gazel ve hoyratlarla ilgili çalışmalarım devam edecek. Müzik, sonu olmayan bir bilim dalıdır ve Allah ömür verdiği sürece gazel ve hoyratlar ile ilgili ihtisasıma devam etmeyi düşünüyorum çünkü bu çalışmaları belli bir noktada bitirmem gibi bir şey söz konusu değil. Gazellerin sürekli yenilerini öğrenmek büyük üstadların kaset ve cd arşivleriyle sürekli çalışma içinde olmak zorundayız.

Şanlıurfa müziği çok iyi yerlerdeydi ama son dönemde medyadaki kirlilik, sıra gecesi ekiplerinin bu müziği arabeskleştirerek dejenere etmesi maalesef Urfa Müziğinin eski güzelliğini öldürdü. Bu yüzden devlet korolarımıza, valilik ve belediyelerimize çok büyük işler düşüyor.

Dejenerasyon maalesef her alanda var. Eline 3-4 tane def alan ben grup kurdum diyor. Urfa mevlitlerini de artık düğün salonlarında popüler bir şey haline getirdiler. Ben de bu durumdan rahatsız olduğum ve Urfa’nın ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için kendime ait 8 kişilik bir saz heyetiyle beraber çalışmalarıma başladım. Biz Urfa’nın kendine ait, doğu dillerinin ilahilerini seslendiriyoruz ve Urfa Sıra Gecelerinin tasavvufi yönünü en güzel ve doğru şekilde sunmayı hedefliyoruz.

Biz de sanliurfa.com olarak bu geceyi düzenleyen ŞURKAV’a, Şanlıurfalılar Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'ne ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyor, İstanbul’da Urfa müziğinin güzel örnekleriyle, müziğin birleştirici gücüyle Şanlıurfalıları bir araya getirme adına gerçekleştirilen programların devamını diliyoruz.

Şanlıurfa Türkü Gecesi'nde Ustalar Geçiti

Şanlıurfa Türkü Gecesi'nde Ustalar Geçiti

Şanlıurfa Türkü Gecesi'nde Ustalar Geçiti

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.