Yine öksüz; yine yetim kaldı çocuklar! Yine yüreği yandı; yine dünyası karardı annelerin, babaların!

Kahrolası kahpe bombalar yine sakat bıraktı; yine engelledi bedenlerin kurduğu hayalleri!

Hangi alçak yaratıklar; hangi kırılası eller yıktı hayal binalarını, geleceğe bağlanmış umutlarını?

Güngören’de, Anafartalar’da, Mısır Çarşısı’nda, Tandoğan’da, Suruç’ta, Sultanahmet’te Merasim Sokakta, Kızılay’da, Dürümlü’de… hangi kesilesi başlar verdi alçakça emirleri?

Hangi kamptaydı, kimin tarafındaydı, kimin düşmanıydı annesinin karnında bombalara hedef olan yavru?

Kime ne zararı olmuştu henüz ilkokul çağındaki boy boy bedenlerin?

Hangi örgüte üyeydi, hangi beğenmediğiniz partiye oy vermişti oyun çağındaki çocuklar?

Çıkar kavganızın kurbanı olmak kaderi mi pazarda alışveriş yapan çiftlerin?

70’inde, 80’inde torunuyla el ele dolaşan yaşlı kadın, ihtiyar adam, ülkesinden uzak turistik geziye çıkmış yabancı; beğenmediğiniz hangi ideolojinin savunucusuydu, hoşunuza gitmeyen hangi fiili işlemişti, verdiğiniz hangi emri yerine getirmemişti?

Kahpe bombalarınıza hedef olacak hangi suçu işlemişti sokaktaki masum vatandaş, evine gitmek için servis aracına binen memur, sesini duyurmak için mitinge katılan insanlar?...

Reva mıdır kirli savaşınıza kurban olması, ilgisiz insanların?

Toprağa gömdüğünüz bedenlerin, yıktığınız hayallerin, yaktığınız yüreklerin hepsi mi suçluydu, hepsi mi düşman saflarındaydı?

Bu nasıl bir hedef seçme, ey namert zalim yaratıklar?!..

Ey emir veren, ey vahşi gerçek failler! Katlettiğiniz insanların hepsinin düşman olduğunu nasıl tespit ettiniz?

Bu nasıl bir hedef seçme ey vicdanı kurumuş, insanlıktan yoksun zalimler?!..

Yahu savaşın da düşmanlığın da bir haysiyeti olur be!...

Hangi inanç; hangi alçak ideoloji, fikir, dünya görüşü bu katliamların mubah olduğunu öğretti size?

Siz ne siniz, necisiniz? Hangi duygulara; nasıl bir dünya görüşüne sahipsiniz? Davanız nedir? Halkı öldürmek mi, yoksa hakkını aramak mı halkın?

Halk adına halk katliamı yapma alçaklığına izin veren vicdan, akıl mefhumundan nasıl bu kadar soyutlanabilir?

Katlettiğiniz insanlar arasında kendi akrabanızın, eşinizin, dostunuzun olabileceğini düşünemeyecek; sizi, uğruna, hiçbir şeyden haberi olmayan genç, yaşlı, çocuk öldürtecek kadar böyle cahil, gözü kara yapan hangi ideolojidir, insan hayatından daha değerli olan hangi çıkarlardır?

Hangi amaç uğruna tanımadığı, bilmediği insanları katletme cüretini gösterir insan olan, insan?!...

Buna terör deyip geçmek yeter mi(?)

Yine birileri “başımız sağ olsun” diyecek. Başımız sağ olsun olmasına da ya yanan yürekler, ya yürekleri yakan ateş nasıl sönecek?

Olayı büyütmeyin, manşet yapmayın! Teröre propaganda olur, ekmeğine yağ sürülür diyor sayın büyüklerimiz! Ne güzel bir çözüm başı kuma gömmek!

Biz duymayalım, görmeyelim ama bütün dünyadan nasıl gizleyeceğiz?

At, katır, deve sırtında yolculuk; ulakla haberleşme çağında mı yaşıyoruz?

Bir oy uğruna yine birileri siyasi amaçlarına alet edecek toprağa düşen bedenleri, yok olan hayalleri, dökülen gözyaşlarını…

Yine birileri kin kusacak meçhul düşmanı malum ederek. Yine birileri hedef saptıracak, provoke edecek cenaze törenlerini…

Kahrolsun naraları atılacak tabutlar altında. Duygularını tatmin edecek birileri, içini dökecek terör bahanesiyle!

Yine tabutlar alet edilecek gönülden geçenlere. Kendi saflarına çekmeye çalışacaklar tabutları!

“Kahrolsun…………” Ne basit bir slogan! Sloganın da bir yeri, zamanı olur yahu!

Sadi Şirazi: “Akıllı kimse oku yaydan bilmez; yayı tutan elden bilir.”

Masum insanların kirli savaşlara alet edilmediği günler umuduyla…    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.