Bir şehri şehir yapan yalnızca yolları, binaları, kaldırımları ve meydanları değildir. Bir şehri yaşanabilir kılan; sokaklarında gölge veren ağaçların, mahallelerinde nefes aldıran yeşil alanların, çocuklarının altında oynayabileceği ulu çınarların bulunmasıdır.
Peki Siverek'e baktığımızda nasıl bir manzarayla karşılaşıyoruz?
Koca bir ilçeden söz ediyoruz. Geniş bir coğrafya, yüzlerce kırsal mahalle, büyüyen bir şehir merkezi ve her geçen gün artan yapılaşma… Ancak bütün bu büyümenin içerisinde yeterince konuşulmayan, belki de en fazla ihmal edilen meselelerden biri ağaçlandırma ve yeşil alan meselesidir.
Siverek'in en büyük sorunlarından biri, yeşilin bir şehir politikası olarak yeterince güçlü biçimde gündeme gelmemesidir.
Elbette yapılan çalışmaları yok sayamayız. Geçmiş yıllarda fidan dağıtımları yapıldı, park projeleri açıklandı, meyve bahçeleri ve büyük yeşil alan yatırımları gündeme geldi. Bunlar elbette kıymetlidir. Ancak birkaç proje, birkaç park ve dönemsel fidan dikimleri Siverek'in ağaçlandırma ihtiyacını karşılamaya yeter mi?
İşte asıl soru budur.
KIRSAL MAHALLELER SADECE YOL VE SUYLA MI HATIRLANACAK?
Siverek denildiğinde akla yalnızca şehir merkezi gelmemeli. Asıl büyük coğrafya kırsaldadır.
Köylerimizde, kırsal mahallelerimizde okul bahçeleri, cami çevreleri, mezarlıklar, ortak kullanım alanları ve mahalle meydanları ağaçlandırılmayı bekliyor.
Bir düşünün…
Yaz aylarında kavurucu sıcakların yaşandığı kırsal mahallelerde vatandaşın gölgesinde dinleneceği kaç ağaç var? Çocukların okul bahçesinde gölgede vakit geçirebildiği kaç alan bulunuyor? Köy meydanlarında, mezarlık çevrelerinde, yolların kenarlarında planlı bir ağaçlandırma çalışması ne kadar yaygın?
Kırsal mahallelerin ihtiyacı yalnızca yol yapmak, su götürmek, altyapı hizmeti sunmak değildir. Doğayı korumak, yeşil alan oluşturmak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak da yerel yönetim hizmetinin parçasıdır.
Kırsal mahalleler de Siverek'in bir parçasıdır. Yeşil hizmeti yalnızca merkezdeki birkaç noktaya sıkıştırmak, ilçenin bütününe hizmet götürmek anlamına gelmez.
MERKEZDE BETON VAR, PEKİ GÖLGE NEREDE?
Şehir merkezinde de durumun ciddi biçimde sorgulanması gerekiyor.
Yeni yollar, kaldırımlar, binalar, iş yerleri ve betonlaşma… Şehir büyüyor. Peki bu büyümenin içerisinde ağaçlara ne kadar yer ayrılıyor?
Vatandaş yazın sıcağında yürürken gölge arıyor. Bir anne çocuğuyla dışarı çıktığında serinleyebileceği bir alan istiyor. Yaşlı bir insan, mahallesinde oturup nefes alabileceği ağaçlıklı bir köşe arıyor.
Her mahallede yalnızca beton zeminli bir park yapmak yeterli değildir. Park dediğiniz yer, insanın gerçekten doğayla buluştuğu, ağacın büyüdüğü, gölgenin oluştuğu bir yaşam alanı olmalıdır.
Üstelik bir fidanı toprakla buluşturmakla iş bitmiyor. O fidanın sulanması, korunması, kurumasının önlenmesi ve yıllar içerisinde ağaca dönüşmesinin sağlanması gerekiyor.
Fotoğraf çekilmek için dikilen değil, gelecek nesillere gölge bırakacak ağaçlar istiyoruz.
BİR AĞAÇ DİKMEK YETMEZ, ONU YAŞATMAK GEREKİR!
Burada belediyeye ve ilgili kurumlara birkaç önemli soru yöneltmek gerekiyor:
- Siverek merkezinde ve kırsal mahallelerinde kaç ağaç bulunuyor?
- Son yıllarda kaç fidan dikildi, bunların kaçı bugün yaşamını sürdürüyor?
- Kırsal mahalleler için yıllık ağaçlandırma programı var mı?
- Mahalle başına düşen yeşil alan miktarı hesaplanıyor mu?
- Yeni açılan yol, cadde ve sokaklarda neden sistemli bir ağaçlandırma planı uygulanmıyor?
- Dikilen fidanların bakım ve sulama sorumluluğu nasıl takip ediliyor?
Bunlar suçlama değil, vatandaşın cevap beklediği kamu yararına ilişkin sorulardır.
Belediyenin Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nün görevleri arasında ağaçlandırma, yeşil alanların korunması ve geliştirilmesi zaten bulunuyor. Dolayısıyla bu mesele bir lütuf değil, kamusal sorumluluktur.
SİVEREK İÇİN BİR YEŞİL SEFERBERLİK BAŞLATILMALI
Artık günübirlik çalışmaların ötesine geçilmeli.
Siverek Belediyesi, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Orman Genel Müdürlüğü, kaymakamlık, muhtarlıklar ve ilgili kurumlar bir araya gelerek ilçenin tamamını kapsayan bir ağaçlandırma planı hazırlamalıdır.
Bu planın içerisinde:
- Her kırsal mahalleye belirli sayıda fidan ulaştırılmalı.
- Okul, cami, mezarlık ve ortak kullanım alanları ağaçlandırılmalı.
- Şehir merkezindeki cadde, sokak, refüj ve kaldırımlarda uygun alanlara ağaç dikilmeli.
- Sıcak ve kurak iklim koşullarına uygun, bölgeye adapte olabilecek ağaç türleri tercih edilmeli.
- Dikilen her fidanın bakım ve yaşama oranı düzenli olarak takip edilmeli.
- Vatandaşların da katılacağı mahalle bazlı ağaçlandırma kampanyaları düzenlenmeli.
Üstelik bu çalışmaların nerede, ne zaman ve ne kadar yapıldığı kamuoyuyla paylaşılmalı.
Çünkü vatandaş artık yalnızca fidan dikildiğini değil, o fidanın büyüyüp büyümediğini de görmek istiyor.
SON SÖZ: SİVEREK'İN GELECEĞİNE BİR AĞAÇ BORCUMUZ VAR
Bugün belki bir ağacın gölgesini önemsemiyoruz. Ancak yarın çocuklarımız o gölgeyi arayacak.
Bugün bir fidanın büyümesi için harcanacak emeği erteliyoruz. Yarın betonların arasında nefes alacak yer arayacağız.
Siverek'in toprağı da insanı da ağacı da kıymetlidir. Bu ilçenin yalnızca yollarının değil, ağaçlarının da çoğalması gerekiyor.
Buradan yerel yöneticilere, ilgili kurumlara, muhtarlara ve Siverek'in bütün dinamiklerine sesleniyorum:
Siverek'i sadece betonla büyütmeyin. Ağaçla, yeşille, doğayla da büyütün.
Kırsaldaki vatandaşın da şehir merkezindeki vatandaşın da gölgede oturmaya hakkı var.
Unutmayalım; bir belediyenin başarısı sadece yaptığı yollarla, diktiği taşlarla, inşa ettiği binalarla ölçülmez. Gelecek nesillere bıraktığı ağaçlarla da ölçülür.
Siverek'in daha fazla betona değil, daha fazla ağaca ihtiyacı var.
Çünkü ağaç dikmek bir günün işi, gölgesinden faydalanmak nesillerin hakkıdır.
Uygunsuz içeriği bildir
Bizim insanımız çok geride bu konuda köyler köylerde yaşayanlar herkes suçlu